Aziz Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aziz Yıldırım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2009 Salı

Habertürk Uydurması

Aziz-Yildirim-FB-Ulker-Efes-PilsenHaber şu:

Ve fakat bence tamamen uydurma bir haber, bunu düşünmemi sağlayan sebepler ise:
1)İlk haberdeki gibi isim yok. İsimsiz haberler daima şüphelidir basın camiasında.
2)Madem böyle bir haberin var o zaman Pazar günü yaptığın habere de bunları koy. Ne de olsa aynı yerden alınmış haber. Ama yok önce bir ortalık kızışsın, Tuncay Özilhan açıklama yapsın, sonra da bunu piyasaya sürelim ki polemikler iyi ce artsın.
3)Haber o kadar aceleyle girilmiş ki başlık yanlış ve sen bunu bu haliyle ana sayfana çıkarıyorsun.

Basın polemik sever ve ister ama bu tarz haberleri yüzünden gerginlik tırmanır ve sahalarda problem olursa sorumluluk almazlar. Lütfen artık herkes duyarlı olsun ve basketbola geri dönelim.

Ve beklediğim açıklama FB Resmi Sitesi'nde yapıldı. Sonunda aklı selim hakim olur umarım ama açıklamanın tırmandırıcı olmaması sevindirici.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Ve Tuncay Özilhan Patladı

Efes-Pilsen-Tuncay-Ozilhan
Efesbaskette yer alan yazıyı noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Avrupa Ligi'nin resmi sponsoru olan Efes Pilsen'in Avrupa Ligi ile varolan sözleşmesinin üç yıl daha uzatılması töreninin sonunda konuşan Efes Pilsen Spor Kulübü Başkanı Tuncay Özilhan yaptığı konuşmada Avrupa Ligi ile sponsorluk anlaşmasını uzattıklarından dolayı mutluluk duyduğunu ifade ettikten sonra son günlerde kamuoyunu meşgul eden konular hakkında açıklamada bulundu.

Özilhan sözlerine şöyle devam etti: "Hukuki sürecin devam ediyor olması nedeniyle bugüne kadar basın bültenleriyle kamuoyunu bilgilendirmenin dışında bir açıklama yapmadık. Ancak Aziz Yıldırım'a atfen dün Haber Türk gazete ve televizyonunda yayınlanan haberlere cevap verme zorunluluğunu hissediyorum. Aziz Yıldırım, çizmeyi aşmıştır. Kendisini aklı selime davet ediyorum.

Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili açıklamalarını hem kastını, hem de haddini aşan beyanlar olarak değerlendiriyorum. Türk basketbolunun 33 yıldır hizmetinde olan; başarıları ve gerçekleştirdiği ilkleri ile anılan, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da Euroleague, FIBA ve NBA nezdinde itibara sahip Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili bilgilerini gözden geçirmesinde fayda görüyorum. Eğer arzu ederse, basketbol tarihimizin 100 yılını anlatan ve camia tarafından çok beğenilen kitabımızı kendisine gönderebilirim. Böylece, Fenerbahçe takımında geçmişte ve günümüzde forma giyen basketbolcuların bazılarının çocuk yaşta geldikleri Efes Pilsen Spor Kulübü'nden yetiştiklerini, bugün NBA ve Avrupa takımlarında başarıyla forma giyen sporcularımızın Efes Pilsen Spor Kulübü'nden geçtiklerini de öğrenmiş olur.

Ayrıca yine Efes Pilsen Spor Kulübü'nün alt yapısından başlayarak A takıma kadar yükselmiş; başarılar kazanmış, sadece Türkiye'de değil Avrupa'nın büyük kulüplerinde koçluk yapmış ve yapmakta olan antrenörlerimizden de haberi olur.

Efes Pilsen Spor Kulübü Türk basketbolunun Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı en fazla kazanmış takımıdır. Biz basketbola hizmetimizi sadece Spor Kulübümüzün çatısı altında yapmıyoruz.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile birlikte altı yıldır ülkemizin dört bir yanında organize ettiğimiz "Efesle İlk Adım" ücretsiz basketbol okulları ve daha öncesinde birçok şehrimizde düzenlediğimiz basketbol okullarıyla çocuklarımıza spor imkanı yaratıyor, gelişmelerine ve sağlıklarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Arkadaşlar, doping konusu çok hassas ve karışık bir konu. Efes Pilsen Spor Kulübü'nün 33 yıllık tarihinde iki vakası var. Biri saçları dökülmesin diye kullandığı ilaç nedeniyle sıkıntı yaşayan Ermal ki o madde artık yasaklı maddeler listesinden çıkarılmış durumda, diğeri de Kerem. Kerem ile ilgili konu henüz hukuki değerlendirme aşamasında. Karar açıklanmadı. O nedenle herkesin konuya ilişkin açıklama yaparken dikkatli olması ve sürece ve karar vericilere etki yapmamaya özen göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Biliyoruz ki her kulüpte sporculara ergojenik yardım yapılıyor. Yani vitamin, mineral ve enerji içecekleri veriliyor. Fenerbahçe kulübünde de yapılmakta. Cathine maddesinin hangi yolla alındığı konusunda bilgimiz yok. Araştırıyoruz. Bu işi bilenlere, farmokologlara danışıyoruz. Bildiği olan varsa gelsin paylaşsın. Ne olduğunu birlikte ortaya çıkaralım. Şunu açık ve net söylüyorum. Efes Pilsen Spor Kulübü kurumsal yapısı ve etik anlayışı ile tanınmış bir kulüptür. Organize işlerin içinde hiçbir zaman olmamıştır. Asla olmayacaktır. Ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırıyoruz. Bulduğumuzda da gereğini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kaldı ki Aziz Yıldırım önce kulübünün basketbol, voleybol, yüzme ve kürek gibi branşlardaki doping sabıkalarına baksın. Hatırlamakta zorluk çekerse internette yapacağı kısa bir gezinti anılarını tazelemesini sağlayacaktır.

Salon konusuna gelince... Keşke sadece salon yaparak spora katkı yapılabilseydi. Evet Fenerbahçe kulübü salon yapıyor ama biliyor musunuz ki o salon aslında yapılması planlanan alışveriş merkezinin yan unsuru. Yani yapılacak alışveriş merkezinden jenere edilecek para ile yapılacak bir yatırım ve arsası hediye ve tahsisli. Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Aynı şartlarla biz de bir salon yapmaya hazırız. Zaten uzun yılardır merkezi bir yerde arsa arıyoruz. Buyursunlar gelsinler. Konuşalım, görüşelim.

Aziz Yıldırım sanırım Efes Pilsen Spor Kulübü'nü de yönetmek istiyor. Bütçe detaylarına kadar girmiş. Ama bilmediği şey, telaffuz ettiği meblağ bizim sadece basketbol takımımıza değil Türk sporuna yaptığımız tüm katkıları içeriyor ki buna büyük kulüplerin sporsorlukları da dahildir. Aziz Yıldırım Başbakana şikayette bulunacakmış. Bu bilgileri edindikten sonra Başbakana ne konuda şikayette bulunacağını merak ediyorum. Eğer takımının her yenilgisinden sonra rakip takımın küme düşürülmesini isteyecekse ve Başbakana gidecekse Türkiye'nin çekeceği var demektir. Fenerbahçe'nin şampiyon olması için Efes Pilsen Spor Kulübü'nün küme düşürülmesi isteniyorsa o başka.

Play-off finalinde meydana gelen olaylar yüzünden 5 maç ceza aldılar. Şu anda maçlarını seyircisiz oynuyorlar. O dönemde Aziz Yıldırım bir telefon açıp özür bile dilemedi.

Başta da söylediğim gibi, bu güne kadar devam eden hukuki süreci etkilememek için suskun kalmayı tercih ettik. Ancak artık bu aşamadan sonra Basketbol Federasyonu yetkililerini gereğini yapmaya davet ediyoruz. Süreci ve karar vericileri etkilemeye çalışanların disiplin kuruluna sevk edilmelerini bekliyoruz. Teşekkür ederim."

18 Ekim 2009 Pazar

Bu Açıkca Terbiyesizlik

Habertürk gazetesinin haberini okuyunca açıkcası tüylerim diken diken oldu ve maç yazısı yazacakken bu yazıyı yazmaya karar verdim. Haber şu: Efes Pilsen küme düşürülmeliymiş Aziz Yıldırım'a göre ve GS maçından sonra bununla uğraşacakmış. İfade aynen şu:
"Gaziantep ve Galatasaray maçlarından sonra Efes Pilsen ile ilgili gerekli mücadeleye başlayacağım. Efes Pilsen küme düşürülmeli. Biz Ülker ile 3 yıldır sponsorluk anlaşması sürdürüyoruz. Bu süreçte yeni salonun yapımına da başladık. Türk sporuna katkı yapmak amacıyla salon projesine girdik. Bu sponsorluktan kendi içimizde yarattığımız değerlerle Türk sporuna kalıcı bir eser kazandırmak istiyoruz.
Ya Efes Pilsen ne yapıyor? Yıllık 20-25 milyon euroluk bütçeleri var, ama bir salon bile yapmamışlar. Spora ne katkıları var? Bunu Sayın Başbakan'a da söyleyeceğim. Biz amatör branşlara destek oluyoruz. Bunun için futboldan pay aktarıyoruz. Devlettten destek görmüyoruz, teşvik almıyoruz. Bu amatör şubeleri kapatırsak ne olur, onu düşünen yok."

Şimdi Aziz Yıldırım'ın kriterlerine göre bir düşürme sistemi çalışırsa o zaman salon yapmayanların hepsini yollayalım aşağıya. Efes Pilsen'in salon yapmaması falan eleştirilebilir ama bunu veri alarak küme düşürülmesini öne sürmek cahilliktir, haddini aşmaktır. Hele hele Efes Pilsen'in basketbola katkısı olmadığını öne sürmek konusunda söyleyecek birşey bulamıyorum bile. Aziz Yıldırım basketbolda yeni olduğu için bilmeyebilir ama Efes Pilsen'in baskete katkılarını merak ediyorsa kaptanına sorsun mesela, ya da takımındaki Mirsad'a sorsun hangi altyapılardan yetiştiler diye. Ya da sürekli gazına geldiği ve üstelik bir ara Efes Pilsen'de de çalışmış Mahmut Uslu'ya sorsun.

Ayrıca Başbakan'a şikayet etmek ne demek? Bu baskı unsuru ne için, bir de sürekli süre veriliyor baskı artsın diye. Efes Pilsen kapatırız şubeyi tehdidi savurdu diyenler şimdi kendileri aynı tehditleri yapıyor buna ne diyelim peki? Üstelik devreye de başbakanı sokmak ve baskının boyutunu iyice arttırmak ne demek. Sahada kazanamayınca dışarıda kazanmaya çalışmak istenen. Ayrıca Tuncay Özilhan'ı bezdirip "Yeter artık!" dedirtmek. Böyle olursa elinize ne geçecek annenizin liginde takılıp duracaksınız. Futbol fanatizmi sahalara girecek ve kan akacak. Bunu mu istiyorsunuz?