FB Ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FB Ülker etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2009 Pazartesi

Ölü Çıkınca Mı Ciddiye Alacaksınız?

Besiktas-Cola-Turca-Efes-Pilsen-KavgaGalatasaray-Fenerbahce-Ulker-KavgaHaftasonu yaşananlar bir kez daha renkler söz konusu olunca bu ülkede tahrik olmanın ne kadar kolay olduğunu gösterdi. Bu manzarayı ortaya çıkaranların hepsini tebrik ediyorum. FB Ülker-Efes Pilsen maçından sonra işte FB seyircisi diyen GS ve BJK'li arkadaşlar buyrun sizleri de gördük. O yaratıkların sahada ne işi vardı. Artık ne olur tahrik lafını kullanmayın. Ama ile başlayan bu cümleler hiçbir işe yaramadığı gibi bir de bu olayları yapanları kendi küçük beyinlerinde haklı çıkarmaya yetiyor.

BJK Cola Turca-Efes Pilsen maçından sonra hem bu maçı hem de Olympiacos maçını yazacaktım ve fakat gel gör ki. Olayları görünce sinirim bozuldu açıkcası ve detayları öğrenmekle geçti saatler. O arada derbi dedikleri lanet başladı ve hadi bunu izleyeyim öyle yazarım dedim kendime. Hay izlemez olaydım aynı yaratıkların farklı renkler giymiş olanları orada da sahnedeydiler. Sahaya daldılar oyuncuları taciz ettiler ve ortalığı karıştırmayı başardılar. Hepsini tebrik ediyorum.

BJK maçıyla ilgili ne yazayım ki. Sonuç nebze umurumda değil orada benim arkadaşlarıma yapılan saldırı yanında. Olayı da anlatayım da kimse bilmezlik etmesin. Bütün olaylar deplasman takımına yer ayırmamış olan BJK yönetiminin denyoluğuyla başlıyor çünkü bu aşamada bizim Efesliler grubu BJK'li seyircilerle birarada izliyorlar maçı ve orada düzeni sağlamakla görevli az sayıda polis dışında herhangi bir koruma yok. Üstelik polislerin tavrı da "Gelmeseydiniz kardeşim." şeklinde. Sonra efendim maçın sonlarına doğru bizimkilerin arkasında konuşlanan iki BJK'lı, kendilerinden daha küçük bir başka BJK'lıyı tartaklamaya başlıyorlar, ki bunlar(Bunlar derken GS ve FB'liler bizde olmaz demesin oluyor) zaten maç esnasında da kendi aralarında kavga etmeyi başarıyorlar sıklıkla, bizimkiler çocuğu yaratıkların elinden kurtarıp yolluyorlar ve kendini bilmez başka yaratıklar bir süre sonra "Bırakın lan çocuğu..." nidalarıyla sefere çıkıyorlar bizimkilerin üzerine. Tahrik olmuşlar efendim işte suç bizimkilerde sen ne diye baskete falan seviniyorsun ki. Tabi olay bununla kalmıyor dışarıda da aynı kişilerin başını çektiği bir grup tarafından tacizler oluyor neyseki taksilerle olay yerinden ayrılmayı başarıyorlar. Şimdi bu kişiler zaten bir kere sabıkalılar saldırı suçundan sen ne diye bu adamları bırakıyorsun ki. İşte bu sistem yüzünden adamın yanına kalıyor olanlar ve bir sonraki maçta hiç tereddüdü olmuyor beyimin.

Gelelim diğer vukuatlı maça. Orada yok efendim bir çift küfür etmişler de, yok hareket çekmişlerde. Evet bunları yapmışlar gerçekten bundan sonra olanlar bu gerekçe olabilir mi peki? Ayrıca o sahaya dalanların olayın olduğu yerle alakaları bile yok. Demek o yaratıklar sadece bir bahane bekliyorlarmış bu olayları yaratmak için.

Peki bu olaylara sebep olanlar sadece bu yaratıklar mı, ya onları koruyan beyinsizler ne olacak? GS yöneticisi çıkmış açıklama yapıyor bizi tahrik ettiler diye. Ya sen yöneticisin sen bunu yaparsan o adamlar neler yapar? En komik demeç ise Nedim Karakaş'dan gelmiş: "Sahaya girip benchte oyuncu döven taraftar görmedim.". Daha 5 ay önce sadece dövmekle kalmayıp sahayı işgal eden hangi taraftar idi acaba?

Gelelim Federasyona sen daha önce çıkan olaylara cezayı sadece 5 maç olarak verip durumu geçiştirirsen bundan sonra olaylar da devam eder. Nasılsa olay çıkaranlar o cezalı maçlara gelmiyor ki. Adama ne? Ceza ne olmalı peki? Alın size ceza önerisi bu maçtaki iki puan GS'dan alınıp FB'ye verilirse ve üstüne de GS'ın 4 puanı daha silinirse asıl ceza verilmiş olur. Yoksa 5 maç kapatsan sahayı ne olur ki?

Bir de olayın hukuk yönü var ki, o tam rezalet. Final serisinde sahaya girenler ne ceza aldılar acaba hukuk olarak? Bence hiçbir şey, he hapis cezası aldılarsa bile bunu biz bilmiyoruz. Eğer böyle bir durum varsa medya bunları deşifre etmeli ki, bir daha sahaya girecek iki kere düşünsün. Tabi bugün girenler de hukuki olarak ağır cezalar almalı ama almayacaklar. İdari para cezası o kadar. Eh böyle başa, böyle tarak ne diyeyim ki!

20 Ekim 2009 Salı

Habertürk Uydurması

Aziz-Yildirim-FB-Ulker-Efes-PilsenHaber şu:

Ve fakat bence tamamen uydurma bir haber, bunu düşünmemi sağlayan sebepler ise:
1)İlk haberdeki gibi isim yok. İsimsiz haberler daima şüphelidir basın camiasında.
2)Madem böyle bir haberin var o zaman Pazar günü yaptığın habere de bunları koy. Ne de olsa aynı yerden alınmış haber. Ama yok önce bir ortalık kızışsın, Tuncay Özilhan açıklama yapsın, sonra da bunu piyasaya sürelim ki polemikler iyi ce artsın.
3)Haber o kadar aceleyle girilmiş ki başlık yanlış ve sen bunu bu haliyle ana sayfana çıkarıyorsun.

Basın polemik sever ve ister ama bu tarz haberleri yüzünden gerginlik tırmanır ve sahalarda problem olursa sorumluluk almazlar. Lütfen artık herkes duyarlı olsun ve basketbola geri dönelim.

Ve beklediğim açıklama FB Resmi Sitesi'nde yapıldı. Sonunda aklı selim hakim olur umarım ama açıklamanın tırmandırıcı olmaması sevindirici.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Ve Tuncay Özilhan Patladı

Efes-Pilsen-Tuncay-Ozilhan
Efesbaskette yer alan yazıyı noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Avrupa Ligi'nin resmi sponsoru olan Efes Pilsen'in Avrupa Ligi ile varolan sözleşmesinin üç yıl daha uzatılması töreninin sonunda konuşan Efes Pilsen Spor Kulübü Başkanı Tuncay Özilhan yaptığı konuşmada Avrupa Ligi ile sponsorluk anlaşmasını uzattıklarından dolayı mutluluk duyduğunu ifade ettikten sonra son günlerde kamuoyunu meşgul eden konular hakkında açıklamada bulundu.

Özilhan sözlerine şöyle devam etti: "Hukuki sürecin devam ediyor olması nedeniyle bugüne kadar basın bültenleriyle kamuoyunu bilgilendirmenin dışında bir açıklama yapmadık. Ancak Aziz Yıldırım'a atfen dün Haber Türk gazete ve televizyonunda yayınlanan haberlere cevap verme zorunluluğunu hissediyorum. Aziz Yıldırım, çizmeyi aşmıştır. Kendisini aklı selime davet ediyorum.

Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili açıklamalarını hem kastını, hem de haddini aşan beyanlar olarak değerlendiriyorum. Türk basketbolunun 33 yıldır hizmetinde olan; başarıları ve gerçekleştirdiği ilkleri ile anılan, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da Euroleague, FIBA ve NBA nezdinde itibara sahip Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili bilgilerini gözden geçirmesinde fayda görüyorum. Eğer arzu ederse, basketbol tarihimizin 100 yılını anlatan ve camia tarafından çok beğenilen kitabımızı kendisine gönderebilirim. Böylece, Fenerbahçe takımında geçmişte ve günümüzde forma giyen basketbolcuların bazılarının çocuk yaşta geldikleri Efes Pilsen Spor Kulübü'nden yetiştiklerini, bugün NBA ve Avrupa takımlarında başarıyla forma giyen sporcularımızın Efes Pilsen Spor Kulübü'nden geçtiklerini de öğrenmiş olur.

Ayrıca yine Efes Pilsen Spor Kulübü'nün alt yapısından başlayarak A takıma kadar yükselmiş; başarılar kazanmış, sadece Türkiye'de değil Avrupa'nın büyük kulüplerinde koçluk yapmış ve yapmakta olan antrenörlerimizden de haberi olur.

Efes Pilsen Spor Kulübü Türk basketbolunun Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı en fazla kazanmış takımıdır. Biz basketbola hizmetimizi sadece Spor Kulübümüzün çatısı altında yapmıyoruz.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile birlikte altı yıldır ülkemizin dört bir yanında organize ettiğimiz "Efesle İlk Adım" ücretsiz basketbol okulları ve daha öncesinde birçok şehrimizde düzenlediğimiz basketbol okullarıyla çocuklarımıza spor imkanı yaratıyor, gelişmelerine ve sağlıklarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Arkadaşlar, doping konusu çok hassas ve karışık bir konu. Efes Pilsen Spor Kulübü'nün 33 yıllık tarihinde iki vakası var. Biri saçları dökülmesin diye kullandığı ilaç nedeniyle sıkıntı yaşayan Ermal ki o madde artık yasaklı maddeler listesinden çıkarılmış durumda, diğeri de Kerem. Kerem ile ilgili konu henüz hukuki değerlendirme aşamasında. Karar açıklanmadı. O nedenle herkesin konuya ilişkin açıklama yaparken dikkatli olması ve sürece ve karar vericilere etki yapmamaya özen göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Biliyoruz ki her kulüpte sporculara ergojenik yardım yapılıyor. Yani vitamin, mineral ve enerji içecekleri veriliyor. Fenerbahçe kulübünde de yapılmakta. Cathine maddesinin hangi yolla alındığı konusunda bilgimiz yok. Araştırıyoruz. Bu işi bilenlere, farmokologlara danışıyoruz. Bildiği olan varsa gelsin paylaşsın. Ne olduğunu birlikte ortaya çıkaralım. Şunu açık ve net söylüyorum. Efes Pilsen Spor Kulübü kurumsal yapısı ve etik anlayışı ile tanınmış bir kulüptür. Organize işlerin içinde hiçbir zaman olmamıştır. Asla olmayacaktır. Ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırıyoruz. Bulduğumuzda da gereğini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kaldı ki Aziz Yıldırım önce kulübünün basketbol, voleybol, yüzme ve kürek gibi branşlardaki doping sabıkalarına baksın. Hatırlamakta zorluk çekerse internette yapacağı kısa bir gezinti anılarını tazelemesini sağlayacaktır.

Salon konusuna gelince... Keşke sadece salon yaparak spora katkı yapılabilseydi. Evet Fenerbahçe kulübü salon yapıyor ama biliyor musunuz ki o salon aslında yapılması planlanan alışveriş merkezinin yan unsuru. Yani yapılacak alışveriş merkezinden jenere edilecek para ile yapılacak bir yatırım ve arsası hediye ve tahsisli. Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Aynı şartlarla biz de bir salon yapmaya hazırız. Zaten uzun yılardır merkezi bir yerde arsa arıyoruz. Buyursunlar gelsinler. Konuşalım, görüşelim.

Aziz Yıldırım sanırım Efes Pilsen Spor Kulübü'nü de yönetmek istiyor. Bütçe detaylarına kadar girmiş. Ama bilmediği şey, telaffuz ettiği meblağ bizim sadece basketbol takımımıza değil Türk sporuna yaptığımız tüm katkıları içeriyor ki buna büyük kulüplerin sporsorlukları da dahildir. Aziz Yıldırım Başbakana şikayette bulunacakmış. Bu bilgileri edindikten sonra Başbakana ne konuda şikayette bulunacağını merak ediyorum. Eğer takımının her yenilgisinden sonra rakip takımın küme düşürülmesini isteyecekse ve Başbakana gidecekse Türkiye'nin çekeceği var demektir. Fenerbahçe'nin şampiyon olması için Efes Pilsen Spor Kulübü'nün küme düşürülmesi isteniyorsa o başka.

Play-off finalinde meydana gelen olaylar yüzünden 5 maç ceza aldılar. Şu anda maçlarını seyircisiz oynuyorlar. O dönemde Aziz Yıldırım bir telefon açıp özür bile dilemedi.

Başta da söylediğim gibi, bu güne kadar devam eden hukuki süreci etkilememek için suskun kalmayı tercih ettik. Ancak artık bu aşamadan sonra Basketbol Federasyonu yetkililerini gereğini yapmaya davet ediyoruz. Süreci ve karar vericileri etkilemeye çalışanların disiplin kuruluna sevk edilmelerini bekliyoruz. Teşekkür ederim."

5 Ekim 2009 Pazartesi

Hukuki Hata

Kerem-Gonlum-doping-Fenerbahce-Ulker
FB Kulübü Kerem Gönlüm'ün yaptığı yazılı açıklamaya sitesinden cevap vermiş. Kerem'in yazılı açıklaması burada. FB'nin açıklaması da burada.

FB açıklamasında çok vahim cümleler var. Birincisi son paragrafın başı, hiçbir şey ispat edilmemesine rağmen ortaya attığı iddiayı salt gerçekmiş gibi kabul etmiş FB kulübü ve bunu en büyük skandal diye belgelemiş kendince. Bu hukuken büyük bir hata ve bu konuda derhal dava açılmalıdır. İlgililerin mahkum edilmesi sağlanmalıdır. Olayın gerçek olup olmaması burada hiçbir şey değiştirmez. Çünkü ispatlayamadığın iddiaları gerçek kabul edip birini lekeleyemezsin. Halbuki aynı açıklamanın ortasında şüpheden bahsedilirken sonunda ise katı gerçek olarak vurgulanmış. Yani kendi kendini de yalanlamış FB kulübü.

İkinci hata verilecek ceza ile ilgili olan açıklama. FB kulübü burada kendini cezayı verecek kurumun yerine koymuş ve onun adına ne karar verileceğini açıklamıştır. Üstelik ellerinde hiçbir belge olmadan. Savunmaları falan da okumadan yargısız infaz yapmıştır. Demek ki onlar için savunma denen şey önemli değildir. Şimdi verilecek cezanın üzerinde baskı olduğunu iddia etmek hakkım olur benim de. Bunu da sadece bu beyanatın bu kısmını öne sürerek yapabilirim.

Tamam kınayabilirsin açıklamayı ama son iki paragrafta öne sürdüklerinin için cezanı çekmen gerekir.

3 Ekim 2009 Cumartesi

Efes Pilsenli Oyunculardan Dava

Efes-Pilsen-FB-Ulker-Kerem-Gonlum-Doping
Milliyet'ten Ümit Avcı'nın haberine göre Efes Pilsen'li oyuncular FB Ülker'li yöneticilere dava açacaklarmış. Haber şöyle:

Davacı: Kaya, Kasun, Kerem...


ÜMİT AVCI

Efesli oyuncular, Fenerbahçe’nin iddialarına tepki verdiler.

Efes Pilsenli oyuncular, kendilerini takım halinde doping yapmakla suçlayan Fenerbahçe Yönetimi’ne ve Kasun hakkında gizli kalması gereken bilgiyi verdiği için de Basketbol Federasyonu’na dava açmaya hazırlanıyor

Fenerbahçe Ülker ile Efes Pilsen kulüplerinin peş peşe yaptıkları sert açıklamalarla sürekli gündemde kalan doping olayında, yeni bir sayfa daha açılıyor.
Efes Pilsenli basketbolcuların, salı günü bir basın toplantısı düzenleyerek, Kerem Gönlüm olayının bilinçli ve organize bir hareket olduğunu belirtecekleri ve tüm takımın doping yaptığını iddia eden Fenerbahçe yönetimine karşı dava açmaya hazırlandıklarını açıklayacakları öğrenildi.

Federasyona öfke
Kasun’un idrar örneğindeki ‘cathine’ maddesinin sınırın altında tespit edildiği, yani doping sayılamayacağı, negatif çıkan bir raporun açıklanmasının kurallara aykırı olduğunu da savunan Efesli oyuncular, bu bilgiyi sarı-lacivertli yönetimine veren Türkiye Basketbol Federasyonu’na da dava açmayı planlıyor.
Şu anda Bandırma’da TÜBAD ile Banvit ortaklığıyla düzenlenen turnuvada bulunan lacivert-beyazlı ekipte, oyuncuların kendi aralarında yaptıkları toplantı sonunda bu kararı aldıkları ve pazartesi günü harekete geçmeyi düşündükleri öğrenilirken, coach Ergin Ataman’ın da oyuncuların yanında yer alarak, hem sarı-lacivertli yönetime, hem de federasyonu dava etmesi bekleniyor.

Linki de burada.

Ben de kendilerine delil olabilecek bir beyanat vereyim üstelik FB resmi sitesinden:

"Kurallar çok açıktır. Norandrosterone adlı madde erkeklerde 2 Nanogram/mililitre olması durumunda doping sayılır, bayanlarda ise bu yasal oran 5 Nanogram/mililitredir. Yani Sibel’in kanında bulunan 2 Nanogram/mililitre hiçbir şekilde doping olarak sayılmıyor. Biz gerekli belgelerle birlikte federasyona başvuracağız. Gizli kalması gereken belgelerin basına sızmasını hiçbir şeklide spor etiği açısından doğru bulmuyorum. Sibel, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sporcusudur, ne kulübümüz ne de sporcularımız bu tip etik dışı davranışlara karışmazlar. İkinci testler 9 Ekim tarihinde sonuçlanacaktır. Sibel’in veremeyeceği hiçbir hesap yoktur. Bu tarz asılsız iddialarla Türk Sporuna hizmet eden sporcuların uğraşlarına, emeklerine saygısızlık yapılıyor. Yıllarca onurlu bir şekilde sadece sporlarını yapan bu insanlar, bazı kişiler tarafından bir kaşık suda boğulmaya çalışılıyor"

Bunun yayınlandığı yer FB Resmi sitesi ve konuşan da FB yetkilisi. Yani kendi beyanatıyla kendini vurabilir FB.

İnanmayan tıklayıp görsün.

29 Eylül 2009 Salı

Buyrun Hepsini Araştıralım

Kerem-Gonlum-doping-Efes-Pilsen-FB-UlkerDelil yok, birşey yok gene araştırılsın deniyor sadece. Tamam araştırılsın bence de ama bu araştırılırken, bu saate kadar hala neden ceza açıklanmamış mesela o da araştırılsın. FB'li yöneticiler ile Federasyon arasındaki görüşmelerde neler konuşuldu o da araştırılsın. Olay 2 ay önce neredeyse ortaya çıkmasına rağmen neden bugüne kadar beklendi ve bu iddialar hiç dile getirilmedi, neyin pazarlığı yapıldı bu da araştırılsın ki, gerçekten aydınlığa çıkalım o zaman.

Mirsad konusunda da bir araştırma yapalım mesela. Bogdan Tanjevic ile Mahmut Uslu'nun Mirsad'ı kovduğu ve seneye takımda yerin yok dediği. Bunun üzerine Mirsad'ın da Efes Pilsen'e gelerek sözleşme yapmak istediği ve sözleşme yapıldığı. Hatta ikinci maç sonrası FB Ülker soyunma odasında çıkan kavganın da nedeni açıklansın. Bunları duyan Aziz Yıldırım'ın apar topar idmana gelip Mirsad ile nasıl sözleşme imzaladığı da ortaya çıksın.

Ben eminim ki FB taraftarı bu kadar lafla bile yeterince dolmuştur ve ilk maçta gene olay çıkacak. Hayırlı olsun efendim. Madem birşeylerin üstü örtülmesin diyorsunuz o zaman herşeyi açık oynayın.

Tamam kupa alınsın FB Ülker'e verilsin ama kupayı alacak kişi de o kırmızılı abim olsun. En çok o hak etti çünkü. Sahi o abi ne oldu acaba bunu araştıran kimse var mı?

24 Eylül 2009 Perşembe

Neden Salı?

Kerem-Gonlum-doping-Fenerbahce-Ulker
Fenerbahçe beklenen açıklamayı yapmış ama tam yapmamış gene. Neden Salı'ya kadar bekleniyor, konu yalansa yalan deyin yok ısrarlıysanız delillerinizle ortaya çıkın ve budur işte işin aslı deyin. Salı'ya kadar delil mi toplayacaksınız, ki bu elinizde bir delil yok şu an demektir. Ya da delil mi yaratacaksınız? O zamana kadar bir delil bulamazsanız ya da yaratamazsanız inkar mı edeceksiniz yoksa böyle bir konuşma olduğunu? "Biz aslında sadece araştırılsın iyice demek istedik. Bütün oyuncular dopingli gibi bir iddiamız olmadı" mı diyeceksiniz delil bulamazsanız o zamana kadar?

Bakalım göreceğiz?

23 Eylül 2009 Çarşamba

Fenerbahçe Spor Kulübünden Resmi Açıklama Bekliyorum

Konu ile ilgili olarak Fenerbahçe kulübü yazılı bir açıklama yapmalı ve ya olayı doğrulamalı ya da yalanlamalıdır. Hürriyet spekülatif haberler yapan bir gazete olduğu için bu haberin yalanlanması bence hiç şaşırtıcı olmaz. Ama eğer haberi doğruluyorsan o zaman delillerini de sunacaksın. Öyle biz duyduk, biz biliyoruz ile olmaz. O zaman Efes Pilsen tarafı çıkar ve biz de aslında Kerem'de doping olmadığını biliyoruz, bu olay bir komplodur diyebilir. Birşey söylüyorsan yani bir iddian varsa bunu ispatlamakla yükümlüsündür, eğer sadece biz biliyoruz diye öyle diyorsan bu iftiradan öteye gitmez. Eğer haber yalanlanırsa o zaman her iki kulüp Fatih Çekirge'ye dava açıp haddini bildirmelidir ki bir daha böyle haberler yaparak zaten son olaylardan dolayı gergin olan ortama bir çomak da ben sokayım dememelidir. Futbol taraftarı zaten fanatiktir eğer Fenerbahçe yönetimi çıkıp açıklama yapmazsa yalan da olsa Fatih Çekirge'nin haberi baz alınır ve bir sonraki maçta olacak kötü olayların sorumlusu Fatih Çekirge ve Fenerbahçe yönetimi olur.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Ricky Rubio ve Medya Yalanlamaları

Basınımız kendini iyice aşıyor. Tamam basketbol piyasası iyice durgun, tamam verecek haber de yok ama insan kaynak aldığı ve çevirdiği haberi okur bir. Rubio'nun bonservis bedeli 6.6 milyon Euro, hangi Türk takımı tek bir oyuncuya bu kadar para vermek ister. Üstelik bu sene olmasa da seneye mutlaka NBA'e gitmek isteyen bir oyuncuya.

NTVSpor ve Turkbasket konuyu derhal haber yapmışlar. Orjinal haber de burada.

Madem bu dedikoduları haber yapıyorsunuz o zaman size forumlarda geçen birkaç bilgiyi daha vereyim belki haberlere ek yaparsınız. Elbette adı geçen kulüpler FB Ülker ve Efes Pilsen, bir kısım Efes Pilsen derken, özellikle İsrail'den "sport5" ve İspanya'dan "ACB Foro". Bir kısmı da Tanjevic'in Rubio'yo çok sevdiğini ve FB Ülker'in olduğunu söylüyor teklifi yapanın. Hatta daha da abartıp ilk teklifin yıllık 1 milyon dolar olduğu, ikinci teklifte ise fiyatın arttığını ve yıllık 2 milyon dolara çıkıldığı söyleniyor.

Ben ise bunların hepsine gülüyorum sadece. Aslında hazır haberler yoğun değilken böyle haberler yapılacağına oyuncu incelemesi falan yapsalar daha iyi olmaz mı?

23 Haziran 2009 Salı

Euroleague 2009-10 Sezonu Normal Sezon ve Eleme Grupları Belirlendi

Avrupa Ligi'nde 2009-10 sezonunun masaya yatırıldığı ve Avrupa Ligi'ni düzenleyen Avrupa Ligi Ticari Varlıkları (Euroleague Commercial Assets) Yönetim Kurulu Toplantısı 22.6.2009 (Pazartesi) tarihinde Barcelona'da yapıldı.

Efes Pilsen'in üyesi olduğu ve Genel Menajer Engin Özerhun tarafından temsil edilen Yönetim Kurulu'nun toplantısı, diğer üyeler Montepaschi Siena, Olympiacos, Real Madrid, Maccabi Tel Aviv, Prokom, CSKA ve Tau Ceramica kulüpleri temsilcilerinin katılımı ile gerçekleşti.

Toplantıda, gelecek sezon Avrupa Ligi'nde oynayacak takımlar da belirlendi. Daha önce Efes Pilsen, Barcelona, Tau Ceramica, Unicaja, Montepaschi, Panathinaikos, Olympiacos, CSKA Moskova, Zalgiris Kaunas, Maccabi Tel Aviv, Real Madrid, Lottomatica Roma ve Fenerbahçe Ülker, A Lisansı alarak üç yıl boyunca Avrupa Ligi'nde devam etmeyi garantilemişlerdi.

A lisansı alan takımların sıralaması son yedi yılda elde ettiği başarılara göre yapılırken; Efes Pilsen bu sıralamada altıncı sırada yer aldı. Takımların 2002-03 sezonundan itibaren Avrupa Ligi'nde aldığı sonuçlar 0.4 ile, ulusal liglerinde aldığı sonuçlar 0.3 ile, TV yayınları 0.2 ve seyirci katılımı da 0.2 katsayıları ile çarpılarak son altı yılın ortalama puanları elde ediliyor.

A lisansı alan takımlar ve başarı sıralaması:

1- Maccabi 92.5
2- Panathinaikos 74
3- CSKA 73.5
3- Barcelona 73.5
5- Tau Ceramica 67.5
6- Efes Pilsen 58.5
7- Olympiacos 58
8- Real Madrid 57.5
9- Montepaschi 55.5
10- Fenerbahçe Ülker 52.5
11- Unicaja 50.5
12- Zalgiris 48
13- Lottomatica 39

Bu 13 takıma ek olarak bir yıllık lisans alan Armani Jeans Milano, Asvel, Lietuvos Rytas, Partizan, Cibona Zagreb, Olimpija, Khimki ve Prokom takımları da 2009-10 sezonunda Avrupa Ligi'ne katılırken; Almanya Ligi finali olan Telekom Bonn-Oldenburg eşleşmesinden gelecek bir takım ve sekiz takımın oynayacağı eleme grubundan gelecek iki takım da gelecek sezon Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazanacak.

Alba Berlin, Orleans, Benetton, Maroussi, Spirou, Ventspils, Azovmash ve Le Mans'ın katılacağı ve iki tur üstünden yapılacak eleme grubu maçları 29 Eylül'de başlarken; Avrupa Ligi kuraları 8 Temmuz'da Barcelona'da çekilecek.

Avrupa Ligi 21 Ekim'de start alacak ve Final Four 7-9 Mayıs tarihleri arasında organize edilecek.

Kaynak: Efes Pilsen resmi sitesi

19 Haziran 2009 Cuma

Kulüplere Açık Mektup

Bu seri ile ilgili hiç değerlendirme yapmak içimden gelmiyor açıkcası ama gene de birkaç birşeyler yazmak gerek. Takımım Efes Pilsen hakkıyla şampiyon oldu ama çıkan olaylardan dolayı ben bu şampiyonluğu hakkıyla kutlayamadım.

Burada sorumluluk direk yöneticilerdedir ortamı geren onlar, taraftar sadece bu gerilen ortamda içlerindeki yaratığı ortaya çıkarmışlardır. Hoş onları oraya kim koymuştur yöneticiler elbette, onların hesapları rakip üzerinde baskı kurarız olmuş ama hesapları ters tepmiştir. Saha içinde görevi kartı ile gezinen Genç FB amigoları vardı. Bunları oraya kim koydu. Dolayısıyla bu olayların sorumlusu o yöneticilerin başında olduğu için Aziz Yıldırım'dır. GS Cafe Crown ve BJK Cola Turca sahalarında çıkan aynı tip olayların sorumlusu da Adnan Polat ve Yıldırım Demirören'dir. Bunu böyle kabul edip ders almadığımız sürece bir adım ileri gidemeyiz. Bir de olayları kınıyoruz cümlesinden sonra ama koymamayı öğrenirsek çünkü futbol taraftarı daima o amadan sonraki cümleyi alır ve haklıyız işte der. Mesela ben nasıl 1. ve 2. maçlardan sonra hakem hakem diyen Ergin Ataman'ı yazımda eleştiriyorsam, hatta ileri gidip yazımın başlığını Ataman bize bir galibiyet borçlusun koyabiliyorsam. Siz de Mahmut Uslu'yu, Nedim Karakaş'ı, Murat Özaydınlı'yı, Remzi Dilli'yi, Rasim Başak'ı ve Mirsad Türkcan'ı yaptıklarından dolayı eleştirebilmelisiniz. 5. maçta sahada idim ve o terbiyesizlikleri yapanlar Efesliler olarak tam 3 metre önümüzden soyunma odasına gittiler, biz ise onları alkışladık sadece oysa onlara öfkeliydik ama en ufak saldırı yapmadık. Karşılığında ise Serdar Çağlayan denen yöneticinizden galiz küfürler işittik devre arası çıkışında. Hani sadece sevinç için kalkan bir eli bile tahrik sayanlar bizim yerimizde olsaydı ya da bizim yerimizde başka bir futbol kulübü taraftarı olsaydı o sahadan zor çıkarlardı. Yani mutlaka bunu mu yapmak gerek? Buysa ben spordan elimi ayağımı çekeyim tez zamanda. Sadece Efes diye bağırdığım için anamdan bacıma küfür yemek, kellenizi koparırız tehditleri almak ve kafama her türlü nesneyi yemek mübahsa sadece bunla tahrik olunuyorsa buyurun öldürün birbirinizi ben yokum. Gene söylüyorum tekil değil çoğul konuşuyorum futbol taraftarı maalesef böyle ve ben bunları baskette istemiyorsam çok mu? Hoş böyle final ve birbirleriyle olan maçlar hariç gelmiyorlar zaten ama. Ben şampiyon olduğumda sahadaki üstelik en ufak terbiyesizliği olmayan arkadaşlarımı düşünmekten ve sinirden ağlıyorsam, buyrun o kupayı seve seve alın

16 Haziran 2009 Salı

Kendini Yalanlama

FB Ülker yönetimi kendini yalanlama konusunda zirve yapıyor. Efes tarafı biletleri 110 TL iken saha içi Fener taraftarı 20 TL. Bu mu adaletiniz? Efes'in koyduğu fiyatlara dırdır ederken bunu koyuyorsunuz. Tebrikler sadece bu yetmiyor bir de satışı sadece o gün gişelerden yapacağız diyorsunuz sanırım hedefiniz Efes taraftarını taraftarınızın önüne atmak. Bu kadar mı korkuyorsunuz aşağıladığınız Efes taraftarından. Nedim Karakaş ne demişti acaba 40 TL bilet fiyatını duyunca, en azından Efes herkese 40 TL dedi siz ne yaptınız peki? Daha da ileri gittiniz Efes size 100 kişilik protokol yeri ayırınca laf ettiniz. Bugün öğreniyoruz ki sizin ayırdığınız yer sadece 30 kişi.

Bravo seriyi kazanabilirsiniz ama bunlarla ancak. Bizi tahrikle suçlayanlar buyursunlar şimdi.

14 Haziran 2009 Pazar

Salyalarımıza hakim olalım parke kirleniyor

Sadece şu cümle bile mentaliteyi özetliyor. FB Ülker'li yönetici maç sonrası demecinde:

"Hakemler kuralı uygulamasaydı bu olaylar çıkmazdı."

NOKTA

Gerginliği Tırmandırma Dersleri

Nedim Karakaş'ın bir açıklaması daha Turkbasket.com'da çıkmış, çok güvendiğim bir site olmadığı için inanmak istemiyorum bu açıklamaya ama eğer böyle bir açıklama yaptıysa maçtan sonra da gerilim edebiyatı asla yapmasın. Daha ağır konuşmamak için kendimi zor tutuyorum eğer böyle maç kazanılacaksa kazanmayalım daha iyi.

Nedim Karakaş'ın açıklamasına buradan ulaşabilirsiniz.

13 Haziran 2009 Cumartesi

2 Transfer ve Bir Uzatma









Evren Büker GS Cafe Crown ile Önder Külçebaş ise Antalya Büyükşehir Belediyesi ile anlaştı.

Bunun yanında Mirsad Türkcan FB Ülker ile olan sözleşmesini iki yıl daha uzattı.