20 Aralık 2009 Pazar

Sonunda Dusan Cantekin Sahne Almaya Başladı

O Efes Pilsen'in A takımına çıkana kadar bir gizem gibiydi aramızda. Kendisini izleyenler vardı elbette ama ne kadar performans vereceği soru işareti olmasına rağmen A takıma çıkacağı günü iple çekiyordu herkes. Uzun süredir altyapıdan oyuncu çıkaramayan Efes Pilsen için Dusan bir umut olabilirdi. Şampiyonluk sonrası Ergin Hoca ile yemek esnasında Dusan'ın seneye A Takım'da olacağını söylemesi bizi daha da meraklandırmıştı. Tam bu esnada kötü haber geldi. Dusan ameliyat olmuştu, gene dedikodular ortaya çıktı tabi ki. Basketbol hayatının bitebileceğini öne sürenler de oldu, 3 ay sonra sahalara döneceğini söyleyenler de. Umutlarımız suya mı düşmüştü yoksa ve unutulmasa da arka plana atıldı konu ta ki geçen haftaya kadar. Geçen hafta Bornova Belediyesi maçında sürpriz şekilde Dusan sahaya çıktı. O maçta yaklaşık 16 dakika süre aldı Dusan ve 2/2 iki sayılık, 4/4 serbest atış yüzdesi ile 8 sayı, 1 ribaunt ile tamamladı maçı. Bu maçta izleyemedim kendisini ama izleyen arkadaşlardan aldığım izlenime göre daha acemiliğini atamamış olmasına rağmen çok yumuşak bileklere sahip olduğunu söylediler. Bu da çok sevindirici idi, o boyda ve şutu da olan bir pivot, eğer gelişiminde aksamazsa gelecekte çok iyi yerlere gelebilir sonuçta.

Gelelim dünkü maça ikinci çeyrekte ilk defa girdi sahaya Dusan ve oynadığı süre içinde gerçekten acemiliğini belli eder hareketler yaptı. 7 dakikada sadece 1 top çalabildi. Zaman zaman potadan uzaklaşıp hücum ribaundu vermemize yol açtı, zaman zaman defansı iyi yapamadı ve hücumda kayboldu. Sonradan 3. çeyrekte oyuna girdiğinde ise ilk hucüm ribaundu ve basket faul ile kendine gelebildi. Ondan sonra hucümda da savunmada da aktif olmaya çalıştı. Her ne kadar ilk faulünü potaya yetiştiremese de ondan sonra soktuğu bir orta mesafeli şut var ki bilekleri konusunda esas bize o iyi sinyaller verdi. Ve maçı 5/6 iki sayılık, 1/3 serbest atış yüzdesi ile 11 sayı, 6'sı hücum olmak üzere 7 ribaunt, biri aslında Ender'in kaptığı top olmasına rağmen diğer ikisi uzun kolları sayesinde kaptığı 3 top çalma ve yaptığı 1'de blok var. Daha acemi, daha çok yol katetmesi gerek ama süre almadan bu gelişmeyi sağlayamaz. Bu süreyi alırsa o zaman iki seneye iyi bir pivotumuz olur. Son olarak takımında sürekli ona yardım etmeye çalıştığını söylemeliyim. Kaya sürekli olarak yanlış yerde durduğunda onu alıp yerini gösterdi. Ender de birkaç savunmada aynı şeyi yaptı. Ergin Ataman bile kenardan sadece ona yönelik taktikler verdi. Üstelik bütün bunları azarlayarak değil bir öğretmen edasıyla yaptılar.

Buyrun size birkaç Dusan resmi:

Dusan-Cantekin-Efes-Pilsen2. periyodda ilk oyuna giriş anı.

Dusan-Cantekin-Efes-PilsenSavunmaya yerleşme anı.
Dusan-Cantekin-Efes-Pilsen2. oyuna giriş anı Ergin Ataman'la konuşurken.
Dusan-Cantekin-Efes-PilsenAlan savunmasının göbeğinde.
Dusan-Cantekin-Efes-PilsenMola sonrası taktik alırken.Dusan-Cantekin-Efes-PilsenFaul atış anı.Dusan-Cantekin-Efes-PilsenHücum ribaundu ve basket.Dusan-Cantekin-Efes-PilsenVe maç sonu.

Maç Bahane, Dusan'ı İzlemek Gerek Aslında

Efes-Pilsen-Tofas-TBLMaçtan önceki ısınma hareketleri ve maçın ilk yarısında yüzler düşüktü Efes Pilsen'de. Hiç kimsenin, hatta bizlerin dahi, aklı sahada değil Perşembe gününde kalmış sanırım. Böyle başlayan maçta ilk çeyreği 18-15 yenik kapattı Efes ikinci çeyrekte azıcık kıpırdanma ile öne geçilse de sahada keyif veren bir basketbol yoktu. Bu çeyrekteki en önemli gelişme ise Dusan'ın oyuna girerek süre alması oldu. İkinci yarı ile birlikte Efes Pilsen kendine geldi ve 3. çeyrekte Tofaş'ı adeta sürklase etti ve farkı 25 sayıya çıkardı. Son çeyrekte ise rölantide oyun devam etti ve Efes Pilsen maçı 86-56 kazandı.

Bu maçta bir rivayete göre sakat olan, başka bir rivayete göre ise ailevi sorunları nedeniyle ülkesine dönen Nachbar yer almadı. Gene sakatlığı olan Rakocevic sahada olmasına rağmen eşofmanını bile çıkarmadı. Süre alan 9 oyuncuda sayı buldu bu maçta ve bunlardan altısı iki haneli rakamlara ulaştı.

Tabi ki Dusan bu maçta 19 dakika süre alarak bizleri heyecanlandıran tek faktör olarak sahada yer aldı. Onun değerlendirmesini ayrı bir yazı ile yapacağım.

EFES PİLSEN:86 Mario Kasun 10 (2s: 5/7, 5 rb), Charles Smith 13 (2s: 3/3, 3s: 1/3, 5 rb, 1 ast), Preston Shumpert 11 (2s: 4/6, 3s: 1/3, 5 rb, 1 blk, 2 tç), Kerem Tunçeri 11 (2s: 1/1, 3s: 3/6, 1 rb, 3 ast), Bootsy Thornton 13 (2s: 2/5,3s: 2/3, 5 rb, 3 ast), Kaya Peker 6 (2s: 2/10, 5 rb, 1 blk), Dusan Cantekin 11 (2s: 5/6, 7 rb, 1 blk, 3 tç, 1 tk), Sinan Güler 5 (2s: 2/3, 3s: 0/2, 2 rb, 3 ast), Ender Arslan 6 (2s: 2/6, 3s: 0/2, 1 rb, 4 ast, 3 tç, 1 tk)

TOFAŞ:56 Mehmet Yağmur 1 (3 rb, 3 ast, 1 tç, 3 tk), Orçun Göllü 7 (3 rb), Onat Akış 3 (2 rb, 1 ast), Brandon Bowman 9 (2s: 3/6, 3s: 1/2, 4 rb, 2 ast, 1 tç, 4 tk), Melih Sevda 6 (2s: 0/2, 3s: 1/2, 5 rb), Cihad Şahin 9 (2s: 1/2, 3s: 2/3, 2 rb, 2 ast, 3 tk), Sean Denison 8 (2s: 3/6, 5 rb, 2 tk), Marko Kolaric 4 (2s: 2/8, 3s: 0/1, 4 rb, 2 ast), İlkan Karaman 9 (2s: 3/6, 3s: 1/2, 4 rb, 1 ast, 2 tk), Fırat Toz 0 (2 ast, 2 tk)

Not: Fotoğrafı ben çektim sanırım 3. periyodun sonlarından Kaya burada çok komik şekilde hareketli halde geri kaçarak Rakocevic'i taklit etmeye çalıştı. Sonucu herkes tahmin edebilir sanırım:)

18 Aralık 2009 Cuma

Tahkim Kurulu Kerem Gönlüm Kararını Açıkladı

Kerem-Gonlum-Doping
1 yıllık hak mahrumiyeti cezası 1 yıl müsabakalardan mene çevrilmiş. Efes Pilsen'in 30.000 TL'lik cezası ise kalkmış. Şimdi bundan birşey anlayan oldu mu, yani ne değişti?

TBF Sitesi'ndeki haber metni:

Tahkim Kurulu, Efes Pilsenli basketbolcunun vücudunda belirlenen yasaklı madde nedeniyle aldığı "1 yıl hak mahrumiyeti cezası"na, Efes Pilsen Spor Kulübü'nün 30.000 TL para cezasına yaptığı itirazları görüşüp karara bağladı.

Tahkim Kurulu, doping kontrolü sırasında alınan örneklerinde yasaklanmış maddeler sınıfındaki “cathine” maddesi bulunduğu için “1 yıl hak mahrumiyeti” cezası alan Efes Pilsenli basketbolcu Kerem Gönlüm’ün cezasını “1 yıl müsabakalardan men” olarak karara bağladı. Tahkim Kurulu, Efes Pilsen’in 30.000 TL para cezasını ise kaldırdı.

Kerem Gönlüm, 14.06.2009 tarihinde oynanan Efes Pilsen-Fenerbahçe Ülker Beko Basketbol Ligi Final Serisi maçı sonrasında yapılan doping kontrolünde bünyesinde yasaklı maddeler listesinde bulunanan “Cathine” maddesinin eşik değeri olan 5 mg’ın üzerinde 10.7 mg olarak bulunduğunun belirlenmesi üzerine 26.10.2009’da TBF Disiplin Kurulu tarafından “Bir yıl hak mahrumiyeti” ve 10.000 TL para cezası ile cezalandırılmıştı. TBF Disiplin Kurulu, Kerem Gönlüm'ün FIBA Dopingle Mücadeleye Dair Kuralları uyarınca ceza süresesinin son 3 ayına kadar kulüp aktivitelerine katılmamasına ve mali ödemelerin ve yardımlarının durdurulmasına, lig şampiyonluğu sonunda aldığı ödül ve madalyalarının TBF’ye iadesine karar vermişti.

TBF Disiplin Kurulu, doping olayı ile ilgili olarak yeterli önlemleri alma konusunda “ihmali” bulundugu ve bu ihmalin sonucu şampiyonluğu etkileyen müsabakalarda tartışmalara yol açtığı, bir kısım sporcuların da şaibe altında kaldığı ve Türk basketboluna dolaylı da olsa zarar verdiği kanaatine varılarak Efes Pilsen Spor Kulübü’ne de 30.000 TL para cezası verilmişti.

Kerem Gönlüm, “karar gerekçesinde çelişkiye düşülerek üst sınırdan ceza tayin edildiği”, “müsabakalardan men yerine hak mahrumiyeti cezası tayin edildiği”, “yargılanma ve savunma hakkının kısıtlandığı, makül sürenin aşıldığı” gerekçeleri ile karara itiraz etti.

Efes Pilsen ise karara itiraz başvurusunda; “Kulübe Disiplin Kurulu’na sevk edilmeden ve savunma alınmadan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu”, “Verilen ceza ihmale dayandırıldığı halde, ihmalin ne olduğunun açıklanmadığı”, “en üst sınırdan ceza verilmesinin mevzuata ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı olduğu”, “baskı altında karar verildiği”, “doping suçu sayılamayacak ikinci oyuncularının durumunun da suç gibi değerlendirilerek ceza tayininde nazara alınmasının mevzuata aykırı olduğu” ve “yargılamanın makul sürede yapalmadığı”nı belirtti.

Tahkim Kurulu ile TBF Disiplin Kurulu’nun kararlarına yapılan itirazları değerlendirerek, Kerem Gönlüm ve Efes Pilsen Spor Kulübü hakkında şu kararları verdi:

Kerem Gönlüm hakkında:

Yerinde görülmeyen itirazların Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 13. Maddesi uyarınca “reddine”, ancak sporcu hakkında FIBA Dopingle Mücadeleye Dair Kuralların 10.10.1. Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Yönergesi’nin 32.1 ve 11.2 maddeleri uyarınca (seçilmezlik) “müsabakadan men” cezası yerine hak mahrumiyeti cezası tayin edildiği anlaşıldığından, “Bir yıl hak mahrumiyeti cezası”nın “Bir yıl müsabakalardan men cezası” olarak düzeltilmesine, karardaki sporcu ile ilgili diğer yaptırımların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yerine getirilmesine,

Efes Pilsen Kulübü hakkında:

İtirazın Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 13. Maddesi uyarınca kabulü ile Efes Pilsen Spor Kulübü hakkında Disiplin Yönergesinin 32. Maddesi ve Basketbol Federasyonu Dopingle mücadele Yönergesi eki Cezai Yaptırımlar 4. Maddesi gereğince tayin olunan 30.000 TL para cezasının kaldırılmasına, Tahkim Kurulu Yönetmeliği’nin 17. Maddesi uyarınca sporcu Kerem Gönlüm’ün başvuru ücretinin Genel Müdürlük bütçesine irat kaydına, Efes Pilsen Spor Kulübü’nün başvuru ücretinin iadesine karar verildi.

77 Bu Kez Uğursuz Geldi

Efes-Unicaja-Malaga-Euroleague
Malaga'ya üstelik kendi sahasında yenildi Efes Pilsen. Bu seferde 77 sayı attı ama 79 yeyince yenilgi kaçınılmaz oldu maalesef. Bu maçın yorumu açıkcası oyun kurucun kadar konuşursun olur. 90 rating alan takımda Kerem 17:33'te -5 rating, Ender 19:31'de 2 rating, yani net olarak takımı aşağıya çekmişler. Kasun aslında sert başladı pota altında ama gerçekten çok ağrısı vardı bu kesin. Belki görülememiştir diye söylüyorum. Kasun önce yere yatıp çıktığı pozisyonda sandalyeye oturamadı bile ve oturduktan sonra ise sürekli belindeydi eli. Ona rağmen fena maç çıkarmadı sağlam maçları nasıl oynadığını görünce acaba Olimpiakos maçından önce gidip ufak bir sakatlık mı yaratsam Kasun'da diye düşünmeden de edemedim. Jimenez'i tutmak maalesef Ender'e kalınca adam maçın adamı oldu haliyle. Ender'e kalmasının sebebi ise geçen hafta guardlarımızın Partizan guardını hiç tutamamasıydı. Dolayısıyla Ergin Ataman guardın kontrolünü Smith'e vererek oyun kurmasını engellemek istedi karşı takımın ama bu planda da Jimenez ile Ender ve Kerem kalınca olan oldu. Ayrıca Welsh biraz daha akıllı olsa, ki o pozisyonları sağlamak için gerekli organizasyonları da yaptı Malaga, maç son ana da kalmazdı. Zira topu aldığında potaya yaklaştığı sürece Rako onu tutamazdı. Bu aşamada Sinan niye oynamadı diye sorulabilir ama Sinan sahada kaldığı sürede üstelik 4 faul limitimiz dolmasına rağmen top çalma hevesi ile öyle iki faul yaptı ki bu da beleşten 4 sayı olarak potamızda yerini aldı. Yani garp cephesinde değişen birşey yoktu aslında.

Pota altı oyuncularımız ise savunmada yavaş kaldı maalesef. Biraz Kasun direnmeye çalıştı o kadar. Santiago geleni buyur etti. Kaya acami çaylak gibi dolaştı pota altında aslında çabalamak istedi ama sadece istedi o kadar.

Gene Smith direndi savunmada bir parça, bir parça da Thorton. Thorton formsuz denebilir ama sorumluluktan hiç kaçmadı. Ender ya da Kerem topu gevelerken eline aldı topu ve potaya yöneldi, hatta birinde kızdığı belliydi. Top eline geldiğinde potaya yönelirken öyle bir sert top sürmeye başladı ki bu da oyun kuruculara net bir mesajdı. Rako'da aynısını yapmaya çalıştı elinden geldiğince. Halbuki bu oyunları hazırlaması ve servis yapması gereken oyun kurucular olmalı. Hücumda formsuz olmamızın ve tıkanmamızın tek sebebi oyun kurucularımız maalesef. Topu sadece geveliyorlar ve hiçbir set hazırlamıyorlar. Bunu başardıkları kısa dakikalarda o kadar rahat basketler bulduk ki anlatamam.

Partizan'da kaybedince Top 16'ya kalma ihtimalimiz de yükseldi bir parça. Önümüzdeki maçları alırsak Top 16'ya çıkarız fakat çıksak orada ne yaparız bu işte tam muaamma.

16 Aralık 2009 Çarşamba

Ayhan Şahenk'te Son Tango

Efes-Pilsen-Malaga-Euroleague
Efes Pilsen'in resmi sitesinin Ayhan Şahenk'teki Malaga maçı için bu yorumda bulunmuş. Noel ve yılbaşı arası sayesinde Olympiacos maçı 7 Ocak'ta oynanacak ve tabi ki o zamana da yetiştirirler Abdi İpekçi'yi. Tabi ilginç bir başka detay ise Efes Pilsen son Avrupa Kupası maçını 7 Aralık 2001'de Malaga ile yapmış Ayhan Şahenk'te ve gene bu periyoddaki son maçını Malaga ile yapıyor. O maçın sonucu 75-71 Efes lehine ama bu maç için +5 fark ikili averaj konusunda bizim için çok daha iyi olur. Tabi bu arada 77 manyaklığı da var Efes Pilsen'in bu sene. Kazandıkları bütün maçlarda 77 sayı atmış durumdalarve kazandıkları bütün maçlarda da 70 altı sayı yemişler.

Efes Pilsen bu sene Euroleague'de deplasmanda ortalama 85 sayı atmış ve 91,75 sayı yemiş. Oysa aynı takım kendi sahasında ortalama 77 sayı atmış ve 64,33 sayı yemiş. Bu ne kadar istikrarsız olduğumuzun da göstergesi. Deplasmanlarda savunmadan atmaya çalışıyoruz, kendi sahamızda ise savunmaya.

Bunun karşısında Malaga deplasmanda ortalama 75,33 sayı atmış ve 75,66 sayı yemiş. Kendi sahalarında ise ortalama 83,5 sayı atmış ve 78 sayı yemiş.

Bu bilgiler doğrultusunda deplasmandaki ortalamayı yükselten de Orleanaise maçı olduğunu düşünürsek maçın 75-71 bitme olasılığı da mevcut elbette. Ama benim gönlümden geçen 77 serisini bozulmaması ve maçın 77-71 bitmesi böylece +5 farkı da sağlamış oluruz.

15 Aralık 2009 Salı

2010 Dünya Basketbol Şampiyonası Grupları

2010-Dunya-Basketbol-Sampiyonasi
Kura çekimi sonuçlandı ve gruplar belli oldu.

A GRUBU:
Arjantin
Sırbistan
Avustralya
Almanya
Angola
Ürdün

B GRUBU:
Amerika
Slovenya
Brezilya
Hırvatistan
İran
Tunus

C GRUBU:
Yunanistan
TÜRKİYE
Porto Riko
Rusya
Çin
Fildişi Sahili

D GRUBU:
İspanya
Fransa
Kanada
Litvanya
Yeni Zelanda
Lübnan

B grubu İstanbul'da, C grubu ise Ankara'da oynayacak. Diğer grupların yerlerini net bilmiyorum. Aslında gruplar çok dengeli görünüyor, ölüm grubu falan mevcut değil bence. Nachbar burada, Santiago ise Ankara'da olacak:)

Şahsen ben İstanbul grubu için kombinemi aldın ve izleyeceğim takımlarda hoşuma gitti ne yalan söyleyeyim. Türkiye'nin grubu ise bence tam dişine göre oldu. Çekişmeli maçlar yaşanacaktır. Hayırlısı olsun.

14 Aralık 2009 Pazartesi

Olympiacos Nasıl Elenir?

Olympiacos-Euroleague
Efes Pilsen'in grubu o kadar karışık ki. Şu anın birincisi Olympiacos bile bu 3 maç sonunda Top 16 dışında kalabilir. Üstelik bu da sadece düşük olasılık, çok çok düşük bir olasılık değil.

Önce puan durumu:
Olympiacos:5-2
Unicaja:5-2
Lietuvos Rytas:4-3
Partizan:4-3
Efes Pilsen:3-4
Entente Orleanaise:0-7

Bu haftanın maçları:

Lietuvos Rytas-Olympiacos
Efes Pilsen-Unicaja
Entente Orleanaise-Partizan

Bu haftaki maçlarda Rytas'ın Olympiacos'u, Efes Pilsen'in Malaga'yı ve Orleanaise'in Partizan'ı yendiğini varsayalım.

Varılan durum:


Olympiacos:5-3
Unicaja:5-3
Lietuvos Rytas:5-3
Efes Pilsen:4-4
Partizan:4-4
Entente Orleanaise:1-7

Sonraki hafta maçları ise;

Efes Pilsen-Olympiacos
Unicaja-Entente Orleanaise
Partizan-Rytas

Bu maç sonuçlarında Efes Pilsen Olympiacos'u, Unicaja Orleanaise'i ve Partizan'da Rytas'ı yendiğini varsayalım.

Varılan durum:


Unicaja:6-3
Olympiacos:5-4
Lietuvos:5-4
Efes Pilsen:5-4
Partizan:5-4
Entente Orleanaise 1-8

Ve son hafta:

Olympiacos-Partizan
Entente Orleanaise - Efes Pilsen
Lietuvos Rytas - Unicaja

Burada da Partizan Olympiacos'u, Efes Orleanaise'i ve Rytas'da Unicaja'yı yendiğini varsayalım.

Varılan durum:


Unicaja:6-4
Lietuvos Rytas:6-4
Efes Pilsen:6-4
Partizan:6-4
Olympiacos:5-5
Entente Orleanaise:1-9

Ve böylece Olympiacos dışarıda kalmış olur. Bu fikstürde en zor olacak şey Partizan'ın Entente Orleanaise'e yenilmesi olabilir, ki bu durumda dahi Olympiacos kurtulmaz. Diğer her şık düşük dahi olsa olasılıklar limitindedir. Bu durumda 1-4 nasıl sıralanır onu bilmek mümkün değil onun sıralamasını kaale almayalım ama bu senaryoda Olympiacos Top 16 dışı kalmış olacaktır. Olur mu olur valla.

23 Kasım 2009 Pazartesi

Orhan Haciyeva ve Mustafa Abi

Orhan-Haciyeva-PertevniyalMustafa-Abi-ITU
İkinci lig maçlarını elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Bu maçlarda bu iki isim özellikle dikkatimi çekti.
Deneyimli olan eski kaptanımızdan başlamak gerekirse. Yılların savunma piri olarak bilinen Mustafa Abi, başrol oyunculuğuna alışmış ve sayı krallığına oynuyor İTÜ formasıyla. Skorer yönünü bilirdik ama bir türlü bu yönünü yeterince gösteremedi Efes Pilsen'de. Hoş fırsat da verildi mi onu da tartışırım.

Buyrun ortalama istatistikleri:

6 maçta, 36:21 dakika, 28 sayı, 41/69 %59,4 iki sayılık, 20/58 %34,5 üç sayılık, 26/41 %63,4 serbest atış, 4,5 ribaunt, 3.5 asist, 1,5 top çalma, 2,5 top kaybı, 0,3 blok

Ortalama altı olan sadece serbest atış istatistikleri. Sonuçta top kullanan bir oyuncu olarak 2,5 top kaybı hiç fena değil. Ayrıca asist ve top çalma ortalamaları da bencillikten uzak ve savunmayı da yapan bir oyun ortaya koyduğunu gösteriyor. Bir gün çıplak gözle izlemeye gideceğim o zaman daha da detaylı yazarım eski kaptanımızı. Tebrikler kaptan, iyi insandın zaten şimdi diğer yeteneklerini de sergileyebiliyorsun.

Orhan Haciyeva ise Pertevniyal'in genç yıldızı hem Pertevniyal, hem de Daçka'da forma giyiyor. 01/10/1989 Azerbaycan doğumlu. Boyu bildiğim kadarıyla 1.98 ve forvet oynuyor.

Ortalama istatistikleri:

4 maçta; 40:45 dakika, 25,25 sayı, 30/45 %66,7 iki sayılık, 8/27 %29,6 üç sayılık, 17/24 %70,8 serbest atış, 15 ribaunt, 1.3 asist, 1,8 top çalma, 2,5 top kaybı, 0,3 blok

O boyuna rağmen 2. ligin ribaunt ve sayı krallığında ikinci durumda. asist ortalaması fena değil ayrıca savunmada da aktif. Tek kötü tarafı biraz fazla üçlük sallaması gibi geldi bana. Bu çocuktan ne çıkacak merak ediyorum şimdiden onu da çıplak gözle izleyeceğim. O boyla A takımda bu kadar ribaunt alamaz ve 4 numarada oynayamaz. O yüzden şutunu geliştirmesi gerek bence. Umarım seneye onu A takımda görürüz.

22 Kasım 2009 Pazar

Federasyon Cezaları Açıkladı

TBF-Cemal-Nalga-GS-Cafe-Crown-SkandalÖnce bir özet vereyim:

Cemal Nalga olayından ötürü:
1) GS Cafe Crown kulübünün ligde ve Teknosa Türkiye Kupası'nda oynadığı tüm maçlarda 20-0 hükmen yenik sayılması ve lig için yenilgiye verilen 1 puanında bu maçlar için GS Cafe Crown'a verilmemesi;
2) GS Cafe Crown'un 5 puanının silinmesi;
3) GS Cafe Crown basketbol şubesi eski sorumlusu Yiğit Şardan'a 6 ay hak mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası;
4) GS Cafe Crown menajeri Ali Türsan'a 6 ay hak mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası;
5) GS Cafe Crown menajeri Mert Uyguç'a 2 yıl hak mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası;
6) GS Cafe Crown teknik direktörü Okan Çevik'e 3 yıl hak mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası;
7) GS Cafe Crown antrenörü Cengiz Karadağ'a 1 yıl hak mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası;
8) GS Cafe Crown teknik danışmanı Koray Mincinozlu'ya 2 yıl hak mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası;
9) GS Cafe Crown sporcusu Cemal Nalga'ya 2 yıl hak mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası;
10) GS Cafe Crown sporcusu Tufan Ersöz'e 1 yıl hak mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası ancak sporcunun olaya müdahale yetkisinin sınırlı olması dikkate alınarak, süre cezası açısından cezanın 2/3 oranında indirilerek netice olarak 4 ay hak mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası.

GS Cafe Crown-FB Ülker maçında çıkan olaylardan dolayı;
1) GS Cafe Crown'a 4 maç seyircisiz oynama ve 40.000 TL para cezası
2) FB Ülker oyuncusu Terence Kinsey'e 2 maç oynamama ve 3.000 TL para cezası.

Tek düşük bulduğum ceza GC cafe Crown-FB Ülker maçında çıkan olaylardan dolayı verilen cezalar. Bu konudaki fikirlerimi daha önce de yazmıştım.

TBF'nin duyurusunu da noktasına dokunmadan yayınlıyorum:

21 ve 22 Kasım 2009 tarihlerinde ayrı ayrı toplanan TBF Disiplin Kurulu ve TBF Yönetim Kurulu, Galatasaray Cafe Crown sporcusu Cemal Nalga’nın cezalı olduğu müsabakalarda oynatılması ile ilgili olarak kendi yetkilerindeki konularda TBF Disiplin Kurulu’nun önerilerini de dikkate alarak aşağıdaki kararları almışlardır.

TBF Yönetim Kurulu Kararı
15-17 Eylül 2009 tarihlerinde düzenlenen İstanbul Cup Uluslararası Basketbol Turnuvası kapsamında 16.09.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Cibona Zagreb’ müsabakasında diskalifiye edilen Cemal Nalga’nın, TBF Disiplin Kurulu’nun 24.09.2009 tarihli toplantısında 5 (beş) maç müsabakalardan men cezası ile başlayan süreç içerisinde;

17.11.2009 tarihinde Federasyonumuza ulaşan bilgiler üzerine yapılan tahkikat sonucunda Galatasaray CC takımının resmi yazılı dilekçesinin ve ekli belgelerin aksine adı geçen sporcunun 24-26 Eylül 2009 tarihlerinde Almanya’da; EnBW Ludwigsburg ve Deutsche Bank Skyliners takımları ile oynanan hazırlık müsabakalarında Galatasaray CC sporcusu Tufan Ersöz’ün formasını giyerek ve Tufan Ersöz’ün ismi altında oynamak suretiyle fiilen ve resmi müsabaka kâğıdında bu oyuncunun adıyla kaydedilmiş olarak yer aldığı belirlenmiştir.

Bu tespit ile Galatasaray CC takım yöneticileri tarafından Federasyonumuza sunulan belgelerin gerçeği yansıtmadığı ve sporcunun, verilen cezasını tamamlamadan, Teknosa Türkiye Kupası eleme grubu müsabakalarında ve Beko Basketbol Ligi normal sezon ilk 5 (beş) hafta müsabakalarında cezalı durumda oynadığı anlaşılmıştır.

Oluşan bu yeni durum üzerine ilgili organizasyonların sorumluluğunu üstlenen kurul olarak Yönetim Kurulumuzca ‘Yarışma Yönergesi’nin 26.3 ve 26.4 maddeleri kapsamında konu TBF Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş ve bu kurulun görüş ve mütalaaları doğrultusunda;

a) 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Fenerbahçe Ülker’ Beko Basketbol Ligi müsabakasında yapılan itirazın usül ve esas yönünden geçerli olması sonucuyla maçın sonucunun Fenerbahçe Ülker takımı lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, Fenerbahçe Ülker takımına iki (2) puan verilecek şekilde tesciline,

b) 10-12 Ekim 2009 tarihlerinde Konya’da düzenlenen Teknosa Türkiye Kupası Eleme ‘C’ Grubu müsabakalarında cezalı durumda oyuncu oynatmış olması sebebiyle ‘Galatasaray CC – Pınar Karşıyaka’, ‘Tofaş – Galatasaray CC’ ve ‘Mersin Büyükşehir Belediyesi – Galatasaray CC’ müsabaka sonuçlarının Pınar Karşıyaka, Tofaş ve Mersin Büyükşehir Belediyesi lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, rakiplerine ikişer (2) puan verilecek şekilde tesciline, bu sonuçlarla Teknosa Türkiye Kupası Eleme ‘C’ Grubu puan durumunun yeniden tanzim edilerek ilan edilen kupa statüsü gereği ilk iki sırada yer alma hakkını kazanan takımlara Teknosa Türkiye Kupası Sekizli Final müsabakalarına katılma hakkı verilmesine,

c) Beko Basketbol Ligi’nde Cemal Nalga’nın cezalı durumda oynadığı ‘Galatasaray CC – Oyak Renault’, ‘Kepez Belediyesi – Galatasaray CC’, ‘Galatasaray CC – Erdemir’ ve ‘Banvit – Galatasaray CC’ müsabakalarının sonuçlarının Oyak Renault, Kepez Belediyesi, Erdemir ve Banvit lehine hükmen (20-0) galibiyet ve Galatasaray CC takımına sıfır (0) puan, rakiplerine ikişer (2) puan verilecek şekilde tesciline, bu sonuçlarla Beko Basketbol Ligi puan durumunun yeniden tanzim edilmesine,

d) Cemal Nalga’nın cezalı olduğu dönem içerisinde oynadığı hazırlık maçlarında başka bir sporcunun formasını giydirerek takımda yer vermesi, bu sporcunun adını gizleyerek resmi müsabaka kâğıdına başka bir sporcunun adını kaydettirmesi, soruşturma dönemi içerisinde Federasyonumuza sunulan resmi belge ve yazışmalarda gerçeği yansıtmayan beyanlarda bulunması ile sportmenliğe aykırı davranışlarda bulunan, gerçeği yansıtmayan sahte evrak ile Federasyonumuzu ve kamuoyunu yanıltarak basketbol sporuna, kupa ve lig organizasyonlarına zarar veren Galatasaray CC takımının bu dönem içerisinde oynadığı resmi lig maçları sayısı kadar olan toplam beş (5) puanın (mevcut ve gelecekte kazanacağı puanlar dikkate alınarak) silinmesine,

Yönetim Kurulumuzca oybirliği ile karar verilmiştir.

TBF Disiplin Kurulu Kararı

1. Galatasaray CC takımı sporcusu Cemal Nalga’nın, cezalı olduğu dönemde diğer bir sporcu Tufan Ersöz’ün forması ve ismi altında oynamış olmasının tespiti nedeniyle TBF Yönetim Kurulu tarafından sevk edilen dosya TBF Disiplin Kurulu’nca incelenmiştir.

Olay, TBF Disiplin Kurulu’nca, sportmenliğe aykırı davranışlarda bulunarak, gerçeği yansıtmayan sahte evrakla Federasyon ve kamuoyunu yanıltarak, basketbol sporuna ve lige zarar vermek, ceza süresini beklememek gibi suça esas fiiller dikkate alınarak değerlendirilmiş ve TBF Disiplin Yönergesi’nin ilgili hükümleri kapsamında; sporcular, idareciler ve antrenörler için TBF Disiplin Yönergesi’ndeki cezalara hükmedilmiş, Kulüp açısından ise hükmen mağlubiyet ve puan indirme cezaları öngörülerek yetkili TBF Yönetim Kurulu’nun takdirine sunulmuştur.

Bu kapsamda;

a.) Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısının ve Basketbol Şube Sorumlusu Yiğit Şardan’ın Kulübü temsil ettiği ve şubenin sorumluluğunu taşıdığı, bu görevini icra ederken, (böyle bir olayı sonradan öğrendiği kabul edilse dahi) birinci dereceden sorumluluğunun ve görevini layıkıyla yerine getirmemesi sebebiyle talimatlara aykırı durum hâsıl olduğundan Disiplin Yönergesi 35. Maddesi çerçevesinde kendisinin 6 (altı) Ay Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

b.) Galatasaray CC Genel Menajeri Ali Türsan’ın şubede taşıdığı sorumluluk ve görev alanı içerisinde, üstüne düşen sorumluluğu (böyle bir olayı sonradan öğrense dahi) layıkıyla yerine getirmeyerek mer’i talimatlara aykırı durumun hasıl olmasına yol açması nedeniyle, Disiplin Yönergesi’nin 35. Maddesi gereğince 6 (altı) Ay Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

c.) Galatasaray CC Menajeri Mert Uyguç’un taşıdığı sorumluluk çerçevesinde takımda idari olarak birince derece sorumlu olmasına rağmen sözkonusu sahtecilik olayına doğrudan katıldığı ve sonrasında TBF’na verdiği 29.09.2009 tarihli Kulüp antetli yazısında da talimatlara aykırı ve Fedarasyonu aldatan tutumuna devam ederek TBF’ye sporcu Cemal Nalga’nın oynamadığı yönünde ıslak imzalı dilekçe vererek hukuka aykırı fiile devam ettiği anlaşıldığından kendisine Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

d.) Galatasaray CC Antrenörü Okan Çevik’in görevini kötüye kullanarak, sporcu ve yöneticiler üzerinde baskı kurarak, sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçunu bilerek kasten işlediği tahkikat sonucunda ve imzaladığı müsabaka tutanaklarında açıkça belirlendiğinden, kendisinin Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 3 (üç) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL para cezası ile tecziyesine,

e.) Galatasaray CC Yardımcı Antrenörü Cengiz Karadağ’ın, olayı birinci dereceden organize eden, üstü durumundaki baş antrenörün baskısı altında olmakla birlikte, bilerek sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçuna katıldığı kanaatiyle, kendisinin Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi çerçevesinde 1 (bir) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL para cezası ile tecziyesine,

f.) Galatasaray CC Teknik Danışmanı Koray Mincinozlu’nun olaydaki rolü itibariyle birinci derecede sorumluluk taşımamakla birlikte Kulüpteki teknik danışman konumu ve tecrübesi ile olaya zımnen muvafakat ederek iştirak etmesi neticesi ile kendisinin, Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

g.) Galatasaray CC Sporcusu Cemal Nalga’nın profesyonel bir sporcu olarak ve bilerek cezalı olduğu dönemde diğer bir takım arkadaşının forması ve ismi altında müsabakaya iştirak ederek sportmenliğe aykırı, sahtecilik ve Federasyonu kandırmak suçunu işlediği anlaşılmakla birlikte, genç sporcunun antrenörün baskısı altında bu suçu işlediği de gözetilerek, kendisinin Disiplin Yönergesinin 23.1 Maddesi gereğince 2 (iki) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 10.000 TL Para Cezası ile tecziyesine, ayrıca suçun bir bütünlük ve devamlılık içerisinde işlendiği dikkate alınarak Disiplin Yönergesi’nin içtima hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,

h.) Galatasaray CC Sporcusu Tufan Ersöz’ün, sahtekarlık ve Federasyonu kandırmak suçuna bilgisi dahilinde iştirak ettiği anlaşılmakla, diğer taraftan antrenörün ve kulüp yetkililerinin baskısı altında olduğu da dikkate alınarak, Disiplin Yönergesi’nin 23.1 Maddesi gereğince kendisinin 1 (bir) Yıl Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine, ancak sporcunun olaya müdahale yetkisinin sınırlı olması dikkate alınarak, süre cezası açısından, Disiplin Yönergesi’nin 14. Maddesi kapsamında cezanın 2/3 oranında indirilerek netice olarak 4 (dört) Ay Hak Mahrumiyeti ve 5.000 TL Para Cezası ile tecziyesine,

karar verilmiştir.

2. 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Galatasaray CC – Fenerbahçe Ülker’ Beko Basketbol Ligi müsabakasında çıkan olaylarla ilgili olarak TBF Disiplin Kurulu;

a) Galatasaray CC takımına yönelik 4 (dört) maç seyircisiz oynama ve 40.000-TL para cezası ile,

b) Fenerbahçe Ülker sporcusu Tarence Kinsey’e 2 (iki) maç müsabakalardan men ve 3.000-TL para cezası ile,

tecziyesine karar vermiştir.

3. 15.11.2009 tarihinde oynanan ‘Beşiktaş Cola Turka – Efes Pilsen’ Beko Basketbol Ligi müsabakası sırasında çıkan seyirci olayları ile ilgili olarak soruşturma halen devam etmektedir.


Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

21 Kasım 2009 Cumartesi

Bir Sıkıntı Hikayesi: Efes Pilsen-GS Cafe Crown

Efes-Pilsen-GS-Cafe-CrownÖyle bir maç ki, takımlar arasında büyük fark var ve üstelik zayıf takım bir de büyük bir skandalla sarsılmış, teknik kadrosu mevcut değil. Bir de üstüne tek uzunu skandalın başrol oyuncusu olarak tedbirli. Ehh geriye ne kalıyor zaten. İlk periyod bittiğinde(28-14) zaten maç çoktan bitmişti aslında. Şahsen Efesliler ile sürekli şakalaşmasam sanırım maçı uyuyarak tamamlardım. Düşünün ki maçın en eğlenceli anı Alaz'ın ilk periyod sonundaki yarışmadaki şutlarını ıslıklamamamız:) oldu. Bir de son periyodda tam uyuya kalacakken Nachbar'ın Sinan'a artistik pası geldi de maça 10 saniye kadar girebildik.

Efes Pilsen neredeyse GS Cafe Crown'ın toplam ribaundu kadar hücum ribaundu aldı(18-17). Bir arada yağmur gibi üçlük geldi Efes Pilsen'den. Maçla ilgili aklımda kalanlar bunlar sadece. Zaten hakem maçı 3. periyodda bitirse sanırım GS'lılar bile itiraz etmezdi. Yani muhabbetlerimiz dışında sahada tatsız tuzsuz bir maç oldu bu maç.

Efes Pilsen (83): Mario Kasun 9 (9 ribaund), Charles Smith 8 (2 ribaund, 1 asist), Preston Shumpert 5 (2 ribaund, 6 asist), Kerem Tunçeri 8 (1 ribaund, 5 asist), Bootsy Thornton 20 (2 asist), Kaya Peter 4 (10 ribaund, 2 asist), Bostjan Nachbar 12 (4 ribaund, 1 asist), Ermal Kuqo 4 (5 ribaund, 1 asist), Sinan Güler 8 (1 ribaund, 2 asist), Ender Arslan 5 (1 ribaund, 6 asist)

G.Saray Cafe Crown (73): Darius Washington 3 (1 ribaund, 2 asist), Caner Topaloğlu 5, Merat Kaya 3 (3 asist), Mike Wilkinson 14 (4 ribaund, 2 asist), Polat Kocaoğlu 2 (2 ribaund), Radoslav Rancik 20 (5 ribaund, 2 asist), Evren Büker 9 (1 ribaund), Can Akın 7 (3 ribaund, 5 asist), Simas Jasaitis 10 (2 ribaund)

Bu arada Perşembe günü Abdi İpekçi'de değil Ayhan Şahenk'de olacağız benden hatırlatması.

20 Kasım 2009 Cuma

GS Cafe Crown

GS-Cafe-Crown-Cemal-Nalga-SkandalAçıkcası iyice midem bulandığı için pek değinmek istemiyordum Cemal Nalga konusuna sadece yazılanları okuyup yorum yapmak istemedim. Bugünkü maçta oynamayacakmış hem Cemal, hem de Tufan ve tabi teknik kadroda idari tedbirli olarak yer almayacaklar. Herhalde altyapı antrenörü ile falan çıkar maça GS Cafe Crown.

Her ne kadar yapılan tam bir sahtekarlık olsa da, olayın ortaya çıkması ile Başkan'ın derhal cezayı kesmesi ve Yiğit Şardan'ın "Haberim olmasa bile bu sorumluluğumu kaldırmaz." diyerek istifa etmesi şimdilik GS cephesindeki en şık ve olumlu hareketler. En saçma demeç ise Okan Çevik'ten gelmiş açıkcası: "...Milli duygularımız kabardı...". Yani yaptık ama bir sor neden diyorlar kendileri. Ne olursa olsun mutlaka ceza alacaklardır. Üstelik bir de FB Ülker maçında yaşananlardan içinde ceza alacaklar.

Bütün bunlar yaşanırken yazıların içinde Efes Pilsen'le ilgili bir satır dikkatimi çekmedi değil. Ünal Özüak yazısında: "...Bütün bu usule yönelik karmaşa olurken Federasyon Disiplin Kurulu nelerle uğraşıyor biliyor musun? Dün elime geçti.. Efes Pilsen'e uyarı gönderip yazılı savunma istiyorlar..." Maçlardan birinde takım oyuncularının benzer renkte çorap giymediğini tespit etmişler" iyi mi!.. 3 maç seyircisiz oynama cezası verecekler zahir...". Bu haber gerçek mi değil mi bilmiyorum ama gerçekse eğer gerçekten komik geldi bana.

Olayı ilk yayınlamasına rağmen medyada çok az bundan bahsedilen Salsa Basket'e özel teşekkürler tabi ki.

16 Kasım 2009 Pazartesi

Ölü Çıkınca Mı Ciddiye Alacaksınız?

Besiktas-Cola-Turca-Efes-Pilsen-KavgaGalatasaray-Fenerbahce-Ulker-KavgaHaftasonu yaşananlar bir kez daha renkler söz konusu olunca bu ülkede tahrik olmanın ne kadar kolay olduğunu gösterdi. Bu manzarayı ortaya çıkaranların hepsini tebrik ediyorum. FB Ülker-Efes Pilsen maçından sonra işte FB seyircisi diyen GS ve BJK'li arkadaşlar buyrun sizleri de gördük. O yaratıkların sahada ne işi vardı. Artık ne olur tahrik lafını kullanmayın. Ama ile başlayan bu cümleler hiçbir işe yaramadığı gibi bir de bu olayları yapanları kendi küçük beyinlerinde haklı çıkarmaya yetiyor.

BJK Cola Turca-Efes Pilsen maçından sonra hem bu maçı hem de Olympiacos maçını yazacaktım ve fakat gel gör ki. Olayları görünce sinirim bozuldu açıkcası ve detayları öğrenmekle geçti saatler. O arada derbi dedikleri lanet başladı ve hadi bunu izleyeyim öyle yazarım dedim kendime. Hay izlemez olaydım aynı yaratıkların farklı renkler giymiş olanları orada da sahnedeydiler. Sahaya daldılar oyuncuları taciz ettiler ve ortalığı karıştırmayı başardılar. Hepsini tebrik ediyorum.

BJK maçıyla ilgili ne yazayım ki. Sonuç nebze umurumda değil orada benim arkadaşlarıma yapılan saldırı yanında. Olayı da anlatayım da kimse bilmezlik etmesin. Bütün olaylar deplasman takımına yer ayırmamış olan BJK yönetiminin denyoluğuyla başlıyor çünkü bu aşamada bizim Efesliler grubu BJK'li seyircilerle birarada izliyorlar maçı ve orada düzeni sağlamakla görevli az sayıda polis dışında herhangi bir koruma yok. Üstelik polislerin tavrı da "Gelmeseydiniz kardeşim." şeklinde. Sonra efendim maçın sonlarına doğru bizimkilerin arkasında konuşlanan iki BJK'lı, kendilerinden daha küçük bir başka BJK'lıyı tartaklamaya başlıyorlar, ki bunlar(Bunlar derken GS ve FB'liler bizde olmaz demesin oluyor) zaten maç esnasında da kendi aralarında kavga etmeyi başarıyorlar sıklıkla, bizimkiler çocuğu yaratıkların elinden kurtarıp yolluyorlar ve kendini bilmez başka yaratıklar bir süre sonra "Bırakın lan çocuğu..." nidalarıyla sefere çıkıyorlar bizimkilerin üzerine. Tahrik olmuşlar efendim işte suç bizimkilerde sen ne diye baskete falan seviniyorsun ki. Tabi olay bununla kalmıyor dışarıda da aynı kişilerin başını çektiği bir grup tarafından tacizler oluyor neyseki taksilerle olay yerinden ayrılmayı başarıyorlar. Şimdi bu kişiler zaten bir kere sabıkalılar saldırı suçundan sen ne diye bu adamları bırakıyorsun ki. İşte bu sistem yüzünden adamın yanına kalıyor olanlar ve bir sonraki maçta hiç tereddüdü olmuyor beyimin.

Gelelim diğer vukuatlı maça. Orada yok efendim bir çift küfür etmişler de, yok hareket çekmişlerde. Evet bunları yapmışlar gerçekten bundan sonra olanlar bu gerekçe olabilir mi peki? Ayrıca o sahaya dalanların olayın olduğu yerle alakaları bile yok. Demek o yaratıklar sadece bir bahane bekliyorlarmış bu olayları yaratmak için.

Peki bu olaylara sebep olanlar sadece bu yaratıklar mı, ya onları koruyan beyinsizler ne olacak? GS yöneticisi çıkmış açıklama yapıyor bizi tahrik ettiler diye. Ya sen yöneticisin sen bunu yaparsan o adamlar neler yapar? En komik demeç ise Nedim Karakaş'dan gelmiş: "Sahaya girip benchte oyuncu döven taraftar görmedim.". Daha 5 ay önce sadece dövmekle kalmayıp sahayı işgal eden hangi taraftar idi acaba?

Gelelim Federasyona sen daha önce çıkan olaylara cezayı sadece 5 maç olarak verip durumu geçiştirirsen bundan sonra olaylar da devam eder. Nasılsa olay çıkaranlar o cezalı maçlara gelmiyor ki. Adama ne? Ceza ne olmalı peki? Alın size ceza önerisi bu maçtaki iki puan GS'dan alınıp FB'ye verilirse ve üstüne de GS'ın 4 puanı daha silinirse asıl ceza verilmiş olur. Yoksa 5 maç kapatsan sahayı ne olur ki?

Bir de olayın hukuk yönü var ki, o tam rezalet. Final serisinde sahaya girenler ne ceza aldılar acaba hukuk olarak? Bence hiçbir şey, he hapis cezası aldılarsa bile bunu biz bilmiyoruz. Eğer böyle bir durum varsa medya bunları deşifre etmeli ki, bir daha sahaya girecek iki kere düşünsün. Tabi bugün girenler de hukuki olarak ağır cezalar almalı ama almayacaklar. İdari para cezası o kadar. Eh böyle başa, böyle tarak ne diyeyim ki!

11 Kasım 2009 Çarşamba

Efes Pilsen - Bandırma Banvit Maçının Hakemlerine 5 Maç Ceza

Efes-Pilsen-Bandırma-Banvit-Hakem-FederasyonEfes Pilsen-Bandırma Banvit maçındaki hakem üçlüsü Erşan Kartal, İsmail Aydın ve Zafer Yılmaz'a 'Objektif karar verme ve yönetme anlayışı bağdaşmayan yönetim göstermek' gerekçesiyle 5 maç ceza vermiş. Haber burada.

Tartışılan pozisyonda Thorton'un top taşıma pozisyonu(Bence de steps olduğunu net belirteyim de problem olmasın), hoş haberin sunumu ve içeriğinde Kerem'in bile isyan ettiği söyleniyor ama o arkadaşlarım maçı izlemediğine verilebilir. O pozisyonda top çok ortada idi ve Kerem dürüstçe gidip hakeme benden çıktı dedi.

Şimdi gene tartışmalar alevlenecek yok hakemler Efes Pilsen'i kayırıyor diye. Peki varsayalım bunu böyle gördünüz ve bu cezaları verdiniz o zaman objektiflik ilkelerine dayanarak Erdemir-FB Ülker maçında bunun kaç katı taraflı yönetime imza atan üçlüye ne ceza vereceksiniz? Ya da Tofaş-Oyak Reanult maçındaki üçlüye ne ceza vereceksiniz?

Ha belki siz ceza vereceksiniz ama o zaman da soru medyaya konu FB Ülker olunca bu cezayı aynı şekilde sayfalarına taşıyabilecek misiniz?

Ki bence ceza falan verilmeyecek bu iki maça da. Ama bu atılan çamur kalacak Efes Pilsen'in üzerinde. Nasılsa FB Ülker taraftarı son maçta hakeme bağlamıştı maçı, ehh işte bu da kanıtı diye herşeyi kendi akıllarında doğrulayacaklar.

Bu haberi kimler sızdırdı acaba? Bu cezayı verip diğerlerine ceza vermeyeceklerse bu da sızdırılacak mı? Ya da diğerlerine de ceza verilirse bu da bazıları tarafından sızdırılacak mı aynı şekilde? Sızdırılsa bile bu şekilde haber olacak mı?

Basketbolü bu saçma sapan şeylerle kirlettiğimizin ne zaman farkına varacağız acaba?

Josh Childress Domuz Gribi

Josh-Childress-Olympiacos-Euroleague-Efes-PilsenResmi sitesinden de açıklama yapılmış ve Efes Pilsen maçında oynamayacağı duyurulmuş. Yunanca haberi görmek isteyenler tıklayabilir.

İngilizce çevirisi de aşağıda:

"The KAE Olympiakos announced that our athlete Josh Childress showed mild symptoms of the disease in pigs and for this reason was presented in which special tests and found positive. It is treated and this situation is very satisfactory. Josh Childress will not compete in the game against Efes Pilsen on the 4th Day of the Euroleague."

Hayırlısı bu demektir ki 4 kısa formülünü kullanırken zıp zıp Childres'ın ortayı karıştırmasından yararlanamayacaklar ve fakat aynı zamanda takım düzeni dışına çıkabilecek tek oyuncuları da olmadığı için daha takım halinde olacaklar. İyi mi kötü mü karar veremedim.

Gene de geçmiş olsun Childress.

10 Kasım 2009 Salı

Olympiakos vs Efes Pilsen - Seri Bozulacak Mı?

Efes-Pilsen-Olimpiakos-EuroleagueGene uzun bir yazamama dönemi ve arada yazmadığım Malaga ve FB Ülker maçları. Öncelikle kısaca Malaga maçına değineyim. Yorgunluktan pisi pisine kaçmış bir maç oldu. Alan savunması ile rakip yakalandı ama yakalamakta harcanan enerji yenilgiyi de getirdi. Çok fazla hakemler hakkında konuşan biri değilim ama özellikle son çeyrek ve uzatmadaki yönetimleri de Efes Pilsen'in mağlubiyetinde önemli pay sahibi yaptı kendilerini. Hakemleri bir kenara bırakırsak Kasun, Santiago ve Ermal gene kenarda oturdular ve Kaya'da haklı olarak bu yükü kaldıramadı bir noktadan sonra.

FB Ülker maçı ise son 5 maçın tekrarı oldu, aradaki tek fark ise Shumpert yerine Nachbar'ın şutları girdi bu sefer. Sinan Ve Ender(2 maçtır iyi bakalım kaç maç yatacak, hadi Ender tükürdüğümü yalat bana gerçekten razıyım) bu maçta ilk kıvılcımı yarattılar. Smith görev adamı rolünü iyice benimsemiş. Kaya gene dili dışarı çıkacak kadar kaldı sahada ama o da iyiydi. Rako sayılarını asistleriyle süsledi ve Nachbar, o da bu her iki maçta da skorer yönünü ortaya çıkardı ama özellikle savunmada 4 numara için zayıf kalması da sırıttı açıkcası ve bu sistemde çok ribaunt verdi Efes Pilsen.

Gelelim 6-0'lık seriden 8-0'lık seriye. Perşembe günü Olympiakos ile karşılaşacak Efes Pilsen. Olympiakos 2 galibiyet ve 1 mağlubiyet aldı. İlk maçta evinde Entente Orleanaise'i 94-72 yenerken Kleiza önderliği ele aldı. 28/39 %71 ikilik, 6/15 %40 üçlük ve 20/27 %74 ikilik yüzdeleri ve aldığı 37 ribaunda karşılık sadece 21 ribaunt vermesi ile bu fark geldi. Burada kötü olan tek istatistik yaşadığı 18 top kaybı idi. İkinci maçta ise Malaga deplasmanında dağıldı kelimenin tam anlamıyla Olympiakos(86-68), sayı liderliğini bu kez Vujcic üstlendi fakat görkemli yüzdeleri bu maç için düşse de gene serbest atış hariç fena değildi yüzdeleri(24/45 %53,3 ikilik, 4/10 %40 üçlük, 8/16 %50 serbest atış). Ama bu sefer ribauntlarda 38-27 ezilmişler ve gene 17 gibi fazla top kaybı yapmışlar. Sonra gene kendi sahasına döndü Olympiakos ve Rytas ile karşılaştı ve gene rakibini sürklase etti(97-73). Kleiza gene liderliğe soyundu ve yüzdeleri gene görkemli oldu(26/38 %68,4 ikilik, 9/17 %52,9 üçlük, 18/26 %69,2 serbest atış). Ama bu sefer rakiplerini ezemediler ribauntlarda 27-26 ve gene 20 top kaybı yaptılar(Allahtan Rytas 24 top kaybıyla oynamış:)).

Bu istatistikler ışığında Kleiza, Teodosic, Vujcic ve Childress rankinglerde 10 ortalama üzerinde tutturmuşlar. Kleiza açık ara önde tabi ki. Bourusis'in yokluğunda onlarda genelde 4 kısa ile oynuyorlar genel olarak ve 4 numarada en etkili adamları Kleiza mevcut. İçeride yüksek yüzdeli atış yapıyorlar ama tabi bu biraz da rakiplarin zayıflığından kaynaklanıyor olabilir. Top kayıpları da çok yüksek işte bu bizim avantajımız olabilir, özellikle Smith ve Sinan sahada olduğunda hızlı hücumlar yakalayabiliriz. Uzunların kullanımı ile ilgili ise bu sefer daha bonkör davranmalıyız. Baby Shaq yoksa duman eder pota altını onun arkasında Kay ile değil Kasun ile durabiliriz ancak ve top kaybına da zorlayabiliriz onu. Bir de hücumda pota altını kullanırsak Baby Shaq'in yavaşlığından yararlanabiliriz ve onu faul problemine sokabiliriz. Yalnız Kleiza sahada olduğunda Kasun ve Kaya'lı ikili onun dış atışlarına etkisiz kalabilir o dönemlerde Shumpert ve Nachbar saha olup hem onu kontrol altına alabilir, hem de hücumda onu yorabilirler. Childress ise Thorton ile savunulacak büyük ihtimalle. NBA oyuncuları çok bireysel olduğu için onu durdurabilir bence Thorton. Savunulması önemli bir isim ise Papaloukas. Ender ve Kerem'in o fizikte onu savunmakta zorlanacakları kesin. Pota altına yönelip onları çok zorlayabilir. Bence onu savunacak kişi de Sinan olmalıdır. Vujcic ise bence tam Santiago'nun dengi ama maalesef Santiago o formda değil.

İşin özü zor deplasman olacak ama yenebiliriz gene de. Yeterki savunmada sağlam durup içeriyi kullanmayı bilelim.

3 Kasım 2009 Salı

Efes Pilsen'in Malaga Programı

Efes-Pilsen-Euroleague
Aykut arkadaşın blogundan aynen alıyorum. Kendisine teşekkürler.

Perşembe günü İspanya'da Unicaja Malaga ile karşılaşacak Efes'in yolculuk ve faaliyet programı şöyle:

4/11/2009 Çarşamba
07.50 h. İstanbul - Zürih (TK 1907)
10.40 h. Zürih - Malaga (LX 2110)
13.15 h. Malaga'ya Varış
20.00 h. Antrenman

05/11/2009 Perşembe
11.00 h. 11.00 h. Antrenman
20.45 h. Unicaja Malaga - Efes Pilsen maçı Canal Sur 2 ve Sky Türk'ten canlı yayın.

Konaklama : Hotel Vincci Malaga

Cuma 06/11/2009
13.55 h. Malaga -Zürih (LX 2111)
18.00 h. Zürih - İstanbul (TK 1910)
21.50 h. İstanbul'a Varış

Tüm saatler yerel.
LX kodlu uçuşlar Swissair.
TK kodlu uçuşlar THY

Bu programın üstüne bir de Pazar günü 15:00 FB Ülker maçı. Bu arada takımın pazartesi 18:30'da Türk Telekom ile karşılaştığını da unutmayalım. Yetmiyor bir de üstüne Perşembe günü için Yunanistan deplasmanına geçiş. Valla yorucu ama kadro genişliği de bunun için var.

1 Kasım 2009 Pazar

Geç Kalmış Partizan Değerlendirmesi

Efes-Pilsen-Partizan-EuroleagueTabi bu kadar geç kalınca insan herşey zaten konuşulmuş oluyor ve değerlendirme yapmak zor oluyor. Genel olarak başabaş geçen maçı son 3 dakikadaki oyunuyla almaamadığıyı başardı Efes Pilsen. Bu periyotta Partizan'ın tecrübesizliği de oyunun kopmasında etken oldu. Sayı olarak Shumpert, Smith ve son periyotta, her ne kadar çok atış kaçırdıysa da, Rakocevic başı çekerken gene kritik anlardaki asistleri ve top çalması ile Kerem Tunçeri de bu periyodun iyileri arasındaydı.

Genel olarak söylenenler Kasun'un ve Smith'in son periyotta kenarda unutulduğu ve Nachbar'ın aldığı kısa süre. Kasun konusundaki eleştirilere hak veriyorum açıkcası. Özellikle son periyotta Kaya'nın yorulduğu ve pota altının yol geçen hanına döndüğü dönemde Kasun hamlesi gerekliydi. Santiago'nun adını ananlar da oldu bu dönem için ama Santiago'nun takıma uyum sağlayamadığını ve özellikle defansta iyi iş göremediğini düşünüyorum. Gelelim Smith konusuna evet yüzdeli attı ve çok katkı yaptı maçta ama biraz da havaya girdi sanırım çünkü son atışları girse dahi el üstü yaptı. Dolayısıyla onu kenarda tutmak bence doğru bir hamle idi. Nachbar konusuna gelince salonda olmama rağmen oyuna girdiğini bile farketmedim. Maalesef çok silik kaldı. Ergin Ataman'a burada büyük iş düşüyor, Nachbar'ı kazanmalıyız.

Kimsenin dikkatini çekmeyen ve benim çok hoşuma giden bir istatistik ise takım halinde 21 asist yapmamız. Bu takımda paylaşımın iyi olduğunu gösterir. Tabi burada 5'er asist ile iki oyun kurucumuz başı çekiyor ki bu da sevindirici. Her ne kadar Ender çılgın oyununu sürdürüp kritik top kayıpları yapsa da asist sayısını beğendim gerçekten. Geriye sadece ceza atışlarını değerlendirip bir parça daha sayı yapmak kalıyor. Umarım bunu da başarırlar.

Efes Pilsen (77): Mario Kasun 9 (7 ribaund), Charles Smith 18 (1 ribaund), Igor Rakocevic 14 (1 ribaund,3 asist), Preston Shumpert 17 (2 ribaund,1 asist), Kerem Tunçeri 2 (2 ribaund,5 asist), Bootsy Thornton 7 (2 ribaund,3 asist), Kaya Peker 8 (8 ribaund,2 asist), Bostjan Nachbar (2 ribaund), Daniel Santiago (1 ribaund), Sinan Güler (1 ribaund), Ender Arslan 2 (1 ribaund,5 asist)

Partizan (67): Lawrance Roberts 9 (4 ribaund- 3 asist), Stefan Sinovec 1 (3 ribaund), Lester McClalebb 10 (3 ribaund- 7 asist), Dusan Kecman 7 (5 ribaund- 1 asist), S.Milosevic 6 (3 ribaund), Aleksandar Rasic (1 ribaund- 2 asist), A.Mitrovic, Petar Bozic (1 asist), Aleksandar Maric 19 (5 ribaund- 1 asist), Jan Vesely 10 (3 ribaund- 4 asist), Branislav Dekic 3, Slavko Vranes 2 (7 ribaund)

26 Ekim 2009 Pazartesi

En Sonunda Cezayı Açıkladılar

Kerem-Gonlum-DopingVe FB Ülker tarafından istenen oldu Kerem alabileceği cezanın maksimumunu aldı. Üstelik Efes Pilsen'e tonla suçlama ile. Federasyon FB Ülker gibi tonla suçlama yöneltti Efes Pilsen'e. Ve sürpriz ama bu konuda bir delilimiz yok dendi. Delil olmadan suçlama yapabilme yetkisini gördü kendinde basketbol federasyonu. FB Ülker artık söylemlerine de hiçbir şey demeyeceğini ve hatta daha da ileri gidebileceklerini bu kararla kesinleştirdi. Hayırlı olsun, hoş günler bizi beklemiyor. Ben eminim salvolar şimdiden başlamıştır FB Ülker cephesinde ve bunlar da yakında kamuoyuna yansır. Zaten taraftarları saymıyorum onlar çoktan yorumları ile baltaları çektiler. Yani ellerine geçsek bizi de arada götürecekler o derece.

Son lafım gene federasyona bu ceza bu kadar neden geciktirildi. Bunun da açıklamasını istiyorum federasyondan. Yoksa ben de FB Ülker ile pazarlıklar döndüğü yönünde güçlü kanılar oluşacak. Ne de olsa federasyonda çalışanlar FB Ülker'e geçme eğilimindeler sürekli. Bu kişiler aracılığıyla bir pazarlık sürdürülmüş olabilir mi acaba?

Metinde burada.

Uzunu zamandır hastalığımdan dolayı yazamadım ama böyle bir konuyla dönmek açıkcası beni de üzdü.

20 Ekim 2009 Salı

Habertürk Uydurması

Aziz-Yildirim-FB-Ulker-Efes-PilsenHaber şu:

Ve fakat bence tamamen uydurma bir haber, bunu düşünmemi sağlayan sebepler ise:
1)İlk haberdeki gibi isim yok. İsimsiz haberler daima şüphelidir basın camiasında.
2)Madem böyle bir haberin var o zaman Pazar günü yaptığın habere de bunları koy. Ne de olsa aynı yerden alınmış haber. Ama yok önce bir ortalık kızışsın, Tuncay Özilhan açıklama yapsın, sonra da bunu piyasaya sürelim ki polemikler iyi ce artsın.
3)Haber o kadar aceleyle girilmiş ki başlık yanlış ve sen bunu bu haliyle ana sayfana çıkarıyorsun.

Basın polemik sever ve ister ama bu tarz haberleri yüzünden gerginlik tırmanır ve sahalarda problem olursa sorumluluk almazlar. Lütfen artık herkes duyarlı olsun ve basketbola geri dönelim.

Ve beklediğim açıklama FB Resmi Sitesi'nde yapıldı. Sonunda aklı selim hakim olur umarım ama açıklamanın tırmandırıcı olmaması sevindirici.

19 Ekim 2009 Pazartesi

Ve Tuncay Özilhan Patladı

Efes-Pilsen-Tuncay-Ozilhan
Efesbaskette yer alan yazıyı noktası virgülüne dokunmadan yayınlıyorum:

Avrupa Ligi'nin resmi sponsoru olan Efes Pilsen'in Avrupa Ligi ile varolan sözleşmesinin üç yıl daha uzatılması töreninin sonunda konuşan Efes Pilsen Spor Kulübü Başkanı Tuncay Özilhan yaptığı konuşmada Avrupa Ligi ile sponsorluk anlaşmasını uzattıklarından dolayı mutluluk duyduğunu ifade ettikten sonra son günlerde kamuoyunu meşgul eden konular hakkında açıklamada bulundu.

Özilhan sözlerine şöyle devam etti: "Hukuki sürecin devam ediyor olması nedeniyle bugüne kadar basın bültenleriyle kamuoyunu bilgilendirmenin dışında bir açıklama yapmadık. Ancak Aziz Yıldırım'a atfen dün Haber Türk gazete ve televizyonunda yayınlanan haberlere cevap verme zorunluluğunu hissediyorum. Aziz Yıldırım, çizmeyi aşmıştır. Kendisini aklı selime davet ediyorum.

Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili açıklamalarını hem kastını, hem de haddini aşan beyanlar olarak değerlendiriyorum. Türk basketbolunun 33 yıldır hizmetinde olan; başarıları ve gerçekleştirdiği ilkleri ile anılan, yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da Euroleague, FIBA ve NBA nezdinde itibara sahip Efes Pilsen Spor Kulübü ile ilgili bilgilerini gözden geçirmesinde fayda görüyorum. Eğer arzu ederse, basketbol tarihimizin 100 yılını anlatan ve camia tarafından çok beğenilen kitabımızı kendisine gönderebilirim. Böylece, Fenerbahçe takımında geçmişte ve günümüzde forma giyen basketbolcuların bazılarının çocuk yaşta geldikleri Efes Pilsen Spor Kulübü'nden yetiştiklerini, bugün NBA ve Avrupa takımlarında başarıyla forma giyen sporcularımızın Efes Pilsen Spor Kulübü'nden geçtiklerini de öğrenmiş olur.

Ayrıca yine Efes Pilsen Spor Kulübü'nün alt yapısından başlayarak A takıma kadar yükselmiş; başarılar kazanmış, sadece Türkiye'de değil Avrupa'nın büyük kulüplerinde koçluk yapmış ve yapmakta olan antrenörlerimizden de haberi olur.

Efes Pilsen Spor Kulübü Türk basketbolunun Türkiye Ligi, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı en fazla kazanmış takımıdır. Biz basketbola hizmetimizi sadece Spor Kulübümüzün çatısı altında yapmıyoruz.

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile birlikte altı yıldır ülkemizin dört bir yanında organize ettiğimiz "Efesle İlk Adım" ücretsiz basketbol okulları ve daha öncesinde birçok şehrimizde düzenlediğimiz basketbol okullarıyla çocuklarımıza spor imkanı yaratıyor, gelişmelerine ve sağlıklarına katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Arkadaşlar, doping konusu çok hassas ve karışık bir konu. Efes Pilsen Spor Kulübü'nün 33 yıllık tarihinde iki vakası var. Biri saçları dökülmesin diye kullandığı ilaç nedeniyle sıkıntı yaşayan Ermal ki o madde artık yasaklı maddeler listesinden çıkarılmış durumda, diğeri de Kerem. Kerem ile ilgili konu henüz hukuki değerlendirme aşamasında. Karar açıklanmadı. O nedenle herkesin konuya ilişkin açıklama yaparken dikkatli olması ve sürece ve karar vericilere etki yapmamaya özen göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Biliyoruz ki her kulüpte sporculara ergojenik yardım yapılıyor. Yani vitamin, mineral ve enerji içecekleri veriliyor. Fenerbahçe kulübünde de yapılmakta. Cathine maddesinin hangi yolla alındığı konusunda bilgimiz yok. Araştırıyoruz. Bu işi bilenlere, farmokologlara danışıyoruz. Bildiği olan varsa gelsin paylaşsın. Ne olduğunu birlikte ortaya çıkaralım. Şunu açık ve net söylüyorum. Efes Pilsen Spor Kulübü kurumsal yapısı ve etik anlayışı ile tanınmış bir kulüptür. Organize işlerin içinde hiçbir zaman olmamıştır. Asla olmayacaktır. Ne olduğunu, nasıl olduğunu araştırıyoruz. Bulduğumuzda da gereğini yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Kaldı ki Aziz Yıldırım önce kulübünün basketbol, voleybol, yüzme ve kürek gibi branşlardaki doping sabıkalarına baksın. Hatırlamakta zorluk çekerse internette yapacağı kısa bir gezinti anılarını tazelemesini sağlayacaktır.

Salon konusuna gelince... Keşke sadece salon yaparak spora katkı yapılabilseydi. Evet Fenerbahçe kulübü salon yapıyor ama biliyor musunuz ki o salon aslında yapılması planlanan alışveriş merkezinin yan unsuru. Yani yapılacak alışveriş merkezinden jenere edilecek para ile yapılacak bir yatırım ve arsası hediye ve tahsisli. Açık ve net bir şekilde ifade ediyorum. Aynı şartlarla biz de bir salon yapmaya hazırız. Zaten uzun yılardır merkezi bir yerde arsa arıyoruz. Buyursunlar gelsinler. Konuşalım, görüşelim.

Aziz Yıldırım sanırım Efes Pilsen Spor Kulübü'nü de yönetmek istiyor. Bütçe detaylarına kadar girmiş. Ama bilmediği şey, telaffuz ettiği meblağ bizim sadece basketbol takımımıza değil Türk sporuna yaptığımız tüm katkıları içeriyor ki buna büyük kulüplerin sporsorlukları da dahildir. Aziz Yıldırım Başbakana şikayette bulunacakmış. Bu bilgileri edindikten sonra Başbakana ne konuda şikayette bulunacağını merak ediyorum. Eğer takımının her yenilgisinden sonra rakip takımın küme düşürülmesini isteyecekse ve Başbakana gidecekse Türkiye'nin çekeceği var demektir. Fenerbahçe'nin şampiyon olması için Efes Pilsen Spor Kulübü'nün küme düşürülmesi isteniyorsa o başka.

Play-off finalinde meydana gelen olaylar yüzünden 5 maç ceza aldılar. Şu anda maçlarını seyircisiz oynuyorlar. O dönemde Aziz Yıldırım bir telefon açıp özür bile dilemedi.

Başta da söylediğim gibi, bu güne kadar devam eden hukuki süreci etkilememek için suskun kalmayı tercih ettik. Ancak artık bu aşamadan sonra Basketbol Federasyonu yetkililerini gereğini yapmaya davet ediyoruz. Süreci ve karar vericileri etkilemeye çalışanların disiplin kuruluna sevk edilmelerini bekliyoruz. Teşekkür ederim."

18 Ekim 2009 Pazar

Bu Açıkca Terbiyesizlik

Habertürk gazetesinin haberini okuyunca açıkcası tüylerim diken diken oldu ve maç yazısı yazacakken bu yazıyı yazmaya karar verdim. Haber şu: Efes Pilsen küme düşürülmeliymiş Aziz Yıldırım'a göre ve GS maçından sonra bununla uğraşacakmış. İfade aynen şu:
"Gaziantep ve Galatasaray maçlarından sonra Efes Pilsen ile ilgili gerekli mücadeleye başlayacağım. Efes Pilsen küme düşürülmeli. Biz Ülker ile 3 yıldır sponsorluk anlaşması sürdürüyoruz. Bu süreçte yeni salonun yapımına da başladık. Türk sporuna katkı yapmak amacıyla salon projesine girdik. Bu sponsorluktan kendi içimizde yarattığımız değerlerle Türk sporuna kalıcı bir eser kazandırmak istiyoruz.
Ya Efes Pilsen ne yapıyor? Yıllık 20-25 milyon euroluk bütçeleri var, ama bir salon bile yapmamışlar. Spora ne katkıları var? Bunu Sayın Başbakan'a da söyleyeceğim. Biz amatör branşlara destek oluyoruz. Bunun için futboldan pay aktarıyoruz. Devlettten destek görmüyoruz, teşvik almıyoruz. Bu amatör şubeleri kapatırsak ne olur, onu düşünen yok."

Şimdi Aziz Yıldırım'ın kriterlerine göre bir düşürme sistemi çalışırsa o zaman salon yapmayanların hepsini yollayalım aşağıya. Efes Pilsen'in salon yapmaması falan eleştirilebilir ama bunu veri alarak küme düşürülmesini öne sürmek cahilliktir, haddini aşmaktır. Hele hele Efes Pilsen'in basketbola katkısı olmadığını öne sürmek konusunda söyleyecek birşey bulamıyorum bile. Aziz Yıldırım basketbolda yeni olduğu için bilmeyebilir ama Efes Pilsen'in baskete katkılarını merak ediyorsa kaptanına sorsun mesela, ya da takımındaki Mirsad'a sorsun hangi altyapılardan yetiştiler diye. Ya da sürekli gazına geldiği ve üstelik bir ara Efes Pilsen'de de çalışmış Mahmut Uslu'ya sorsun.

Ayrıca Başbakan'a şikayet etmek ne demek? Bu baskı unsuru ne için, bir de sürekli süre veriliyor baskı artsın diye. Efes Pilsen kapatırız şubeyi tehdidi savurdu diyenler şimdi kendileri aynı tehditleri yapıyor buna ne diyelim peki? Üstelik devreye de başbakanı sokmak ve baskının boyutunu iyice arttırmak ne demek. Sahada kazanamayınca dışarıda kazanmaya çalışmak istenen. Ayrıca Tuncay Özilhan'ı bezdirip "Yeter artık!" dedirtmek. Böyle olursa elinize ne geçecek annenizin liginde takılıp duracaksınız. Futbol fanatizmi sahalara girecek ve kan akacak. Bunu mu istiyorsunuz?

14 Ekim 2009 Çarşamba

Efes Pilsen'den Transfer ve Euroleague Sponsorluk Uzatması

Ermal-Kuqo-Efes-Pilsen-TransferSınırlı Türk kontenjanı, 4 numara eksiği falan derken Efes Pilsen'den bir transfer haberi daha geldi. Yuvaya bir dönüş daha Ermal Kurtoğlu Efes Pilsen ile 1+1 olmak üzere iki senelik anlaşma imzalamış. Bu transferin bütçe aşımı nedeniyle Tuncay Özilhan'dan veto yediği söyleniyordu ama sanırım Türkiye Kupası sonrası gerekliliği anlaşıldı. Sonuçta alınabilecek kısıtlı sayıda Türk uzundan biri alındı dolayısıyla gerekli bir transfer olmuş. Bu arada Efesliler blogundan Aykut arkadaşın Ermal Kuqo'nun Facebook mesajını yazması ile transfer kesinleşmiş. Buyrun mesaj: "Verdikleri değer ve gösterdikleri ilgiden dolayı Beşiktaş'a ve Burak Bıyıktay'a sonsuz teşekkürler, ama beni Ermal yapan Efes Pilsen'dir, burası benim evim! Hayırlısı..." Ergin Ataman'da bu yüzden morali bozuksa artık düzelmiştir ve kendini takıma konsantre edebilir. Takımı yönetmeye başlasa artık çok iyi olur. Bir de federasyon artık açıklasa da şu cezayı herkes önünü görse.

Euroleague-Efes-Pilsen-SponsorlukAyrıca Efes Pilsen'den bir başka haber ise geçen sene bir seneliğine Euroleague'e sponsor olan Efes Pilsen bu sponsorluğunu 3 seneliğine uzatmış.

11 Ekim 2009 Pazar

Efes Pilsen - BJK Cola Turca Türkiye Kupası

BJK-Cola-Turca-Efes-Pilsen-Turkiye-KupasiCSKA maçlarının ardından ilk resmi maçımızı BJK Cola Turca'ya karşı yaptık. İlk periyod karşılıklı basketlerle geçti aslında. İki takımda oyunda üstünlüğü sağlayamadı. Bu periyotta Efes Pilsen adına Smith ve Kasun, BJK Cola Turca adına ise Lony Baxter takımın skor yükünü sırtladı. İkinci periyotla birlikte özellikle Kaya'nın etkili oyunu ve Rakocevic ile Kerem'in asistleriyle Efes Pilsen öne fırlamaya başladı ve ilk yarıyı 10 sayı farkla önde kapattı. Üçüncü periyotla beraber Efes farkı arttırmaya devam etti ve 25 dakika civarında 21 sayı farkı yakaladı. Bundan sonra BJK Cola Turca özellikle Fletcther ile farkı kapatmaya başladı ama buna rağmen son periyoda 13 sayı farkla geri girdi. Son periyotta Newley'in çabaları ile maç son saniyeye kaldı ve Chatman'ın atışı girmeyip Thorton ribaundu alıp iyi kaçırınca topu Efes Pilsen maçı 81-80 kazanmış oldu.

Şimdi gelelim değerlendirmeye öncelikle Ergin Ataman çok formsuz ve mutsuz bir görüntüsü var. Aynı zamanda aşırı sinirli. Maçtam sonra soyunma odasından sesinin sahaya ulaştığı duyumları geldi bize. CSKA maçlarında da bu sinirlilik vardı. Umarım en kısa zamanda toparlar kendini çünkü artık Euroleague başlıyor. Son periyod üstelik iyi oynayan Kasun'u kenarda unuttu ve takım ribauntlarda ezildi.

Oyun kurucular konusunda ise şu kesinki bu takımın guardı Kerem Tunçeri genel olarak dün her iki oyun kurucumuz da oyunu kurmaya çalıştı ama bu Euroleague için yeterli mi, işte en büyük soru işareti bu.

Rakocevic hala istenen şut ritmini sağlamamış olsa da 5 ribaunt ve 5 asist gerçekten iyi istatistikler şut ritmini de bulacaktır ama burada önemli bir görevde oyun kuruculara düşüyor.

Shumpert her ne kadar iyi oynasa da Euroleague'de hala benim için soru işareti.

Smith gene saçma atışlar yapsa da hiç fena oynamıyor özellikle savunmada.

Thorton ne yapsa zaten kabul ederim.

Pota altımız gerçekten formda Kasun ve Kaya iyi oynuyorlar. Santiago'da bunlara uyum sağlarsa Euroleague'de gerçekten iyi bir pota altımız olur.

Nachbar konusu ise gerçekten soru işareti umarım onun uyumuna Ataman yardımcı olur çünkü gördüğüm kadarıyla bu konuda pek yardımcı olmuyor.

EFES PİLSEN (81): Mario Kasun 13 (7 ribaund- 1 asist), Charles Smith 7 (6 ribaund), Igor Rakocevic 8 (5 ribaund- 5 asist), Preston Shumpert 11 (1 ribaund), Kerem Tunçeri 6 (1 ribaund- 5 asist), Bootsy Thornton 9 (4 ribaund), Kaya Peker 20 (3 ribaund- 3 asist), Sinan Güler 4 (3 ribaund- 1 asist), Ender Arslan 3 (1 ribaund- 3 asist)

BEŞİKTAŞ COLA TURKA (80): Muratcan Güler 5 (4 ribaund- 1 asist), Engin Atsür 3 (1 ribaund- 2 asist), Brad Newley 18 (9 ribaund- 1 asist), Haluk Yıldırım 6 (5 ribaund- 3 asist), Lonny Baxter 15 (8 ribaund), Adem Ören, Mire Chatman 14 (4 ribaund- 2 asist), Cevher Özer 7 (3 ribaund- 1 asist), Kevin Fletcher 12 (9 ribaund)

1.PERİYOT: 17-16
2.PERİYOT: 27-18
3.PERİYOT: 22-19
4.PERİYOT: 15-27

9 Ekim 2009 Cuma

Efes Pilsen:1 - CSKA Moskova:1

efes-pilsen-cska-moskova
İki maçı aynı anda yazarım demiştim kendi kendime ama her ne hikmetse her iki maçında ilk yarılarını işlerim yüzünden kaçırdım. Birinci maçta salonda idim, ikinci maçı ise ancak televizyondan izleyebildim. Efes Pilsen her iki maçta da bana tutuk gözüktü açıkcası, henüz oturmuş bir takım izlenimi vermedi. Setler tam olarak oturmuş değil. Roller belirlenmeye çalışıyor daha. Hoş ilk maçta Kerem Tunçeri hiç oynamadığı için neredeywse oyun kurucusuz oynadık, ikinci maçta ise kısa süre aldı Kerem ama burada da sakatlığı sebebiyle çok etkili olamadı.

Rakoceviç ve Nachbar'a hiç pozisyon hazırlayamadık. Pota altına top indiremedik. Eski takım sahada iken daha iyiydik ama yenilerin uyum süreci maalesef devam ediyor. Umarım kısa zamanda uyum süreci biter ve takım düzenine geçeriz. Dikkatimi çeken bir başka nokta ise özellikle ilk maçta çok sinirli hareketlerde bulunan Ergin Ataman'ın (Nachbar bir pozisyonda zorlama üçlük attı diye molada board'u yere atacak kadar sinirli tepki verdi Nachbar'a ve bir daha da oyuna sokmadı. Ondan hemen sonra Sinan'ın tuttuğu Holden üst üste iki üçlük atınca mola aldı ve bu sefer Sinan hışmına uğradı ve o da bir daha sahaya giremedi.), ikinci maçta hiç tepki vermemesi ve hatta takımı onun değil Ufuk Sarıca'nın yönetmesi oldu. Bir diğer noktada her iki maçta da kasti faul alan Santiago oldu, sanırım yeterince kullanılmadığı için sinirliydi Santiago.

Ender bildiğimiz Ender gene, Sinan'ı da tutuk gördüm ayrıca. Kasun biraz istekli ama ona da top indirmiyoruz pek fazla. Kaya fena değildi ama hala basit atışları kaçırma hastalığı devam ediyor. Thorton'un parmağı çıktı ilk maçta ve ikinci maçta da oynamadı. Smith'i iyi gördüm özellikle savunmada çok top kaptı ama bazen zorlama atışlarına geri dönüyor maalesef. Shumpert ise kaldığı yerden devam ediyor açıkcası.

Güzel hazırlık maçları oldu bence, takımda Euroleague'in orta seviye üstü bir takım karşısında takım kendini test etmiş oldu ve eksiklerini gördü. Oyun kurucu ve 4 numaradaki problemler devam ediyor. Bunlara yönelik setler hazırlanması gerek en azından.

6 Ekim 2009 Salı

Bora Hun Paçun ile Minik Bir Söyleşi

bora-hun-pacun
Minik bir söyleşi de ben yapayım istedim. Öncelikli olarak iki kişi ile görüşmek istedim, birine ulaşabildim diğerine ulaşamadım. Bu kişiler Bora Hun Paçun ve Barış Hersek'ti. Ben onlardan çok şeyler bekledim ve maalesef sistem onları da öğüttü. Şimdi yeni takımlarında her ikisi de umarım başarılı olurlar ve ileride onlarla tekrar yolumuz kesişir. Buyrun sorular ve cevaplar:

- Daçka'da oynayacaksın bu sene, bu takımdaki ve bundan sonraki hedeflerin neler?
Evet, bu sene de Daçka'da oynayacağım. Bu sene buradaki ilk hedefimiz takım olarak geçen seneki gibi play off'a kalmak. Bundan sonraki kişisel hedeflerim kendimi iyice kanıtladıktan sonra Avrupa veya NBA'de oynamak.

- Kısa sürede olsa bir Avrupa tecrüben var, özellikle ekol olarak iyi bir ligde oynadın? Oradaki tecrübelerin neler, sence oradaki basketbolcu yetiştirme sistemi neden Türkiye'ye uygulanamıyor?

Aslında sana şöyle söyleyebilirim orada da bizden farklı değil oyuncu yetiştirmeleri sadece orada yetişen oyuncular A takım seviyelerine geldiği zaman oynatılıyorlar. Bu da onların kendilerine olan güvenlerinin eksilmemesini sağlıyor. Lig olarak kuvvetli ve sert bir lig. Sonuçta Yugoslav ekolü olan bir yer fakat bizim ligimizin daha kaliteli olduğunu söylebilirim.

- Altyapılarda yıldız olan oyuncular A takıma çıkınca genelde kayboluyorlar, bu bocalamanın sebebi sadece süre alamamak mı yoksa başka faktörler de var mı? Örneğin altyapıda yıldız olduğu için bütün planların üzerine kurulması ama A takımda bunun olmaması gibi.

Alt yapıdan A takıma çıkan oyuncular kesinlikle süre almadıkları için bocalıyorlar bunun herhangi başka bir faktörü yok.

-Türk oyuncularında şutu iyi bile olsa benim gördüğüm bir güvensizlik mevcut, sadece savunma yapıp şutu son tercih olarak zorluyorlar ve güvensiz oluncada yüzde düşük oluyor. Bu tespite katılır mısın, katılıyorsan sence sebepleri neler, katılmıyorsan bu konudaki fikrin nedir?

Bu tespit aslında doğru ama biraz yanlışın var. Türkiye'de coachlar maçların savunma ile kazanıldığını çok iyi bilir o yüzden de savunmaya ağırlık verirler. Ama bazen oyuncular bu işi biraz abartıp kesinlikle şut atmaz sadece savunmaya odaklanır. İşte bu yüzden bazen iyi şutu olanlar istedikleri ve onlardan beklenen şekilde şut atamayabilir.

- Sence Türkiye'de altyapılar yeterli mi? Eskiden uzun sorunu çekerken şu anda şutör ve guard sorunumuz var gibi görünüyor Milli Takım'ın geleceğinde. Sence bunun sebepleri nedir?
Bence Türkiye'de altyapı yeterli yani çok kaliteli oyuncular mevcut. Onların sadece A takım seviyesine çıktıkları zaman süre almaları lazım. Milli takımnın şu anda herhangi bir sıkıntısı yok oyuncu açısından. Alttan gelen oyuncularla çok daha iyi bir takım olacağız.

- Genç bir yetenek olmana rağmen Efes Pilsen'de fazla süre alamadın sence bunun sebepleri nelerdir?
Efes Pilsen gibi bir kulüpte süre almak hele ki 18-19 yaşında çok zor. Çünkü sürekli zirveye oynayan bir takım ve her pozisyonda bir yabancı ve bir kaliteli tecrübeli Türk var. Genç oyuncular orada 3.alternatif yani işleri pek kolay olmuyor bu yüzden.

- İleride Efes Pilsen'e dönmek ister misin?
Tabi ki isterim Efes Pilsen benim için çok önemli bir kulüp. İleride şansım olursa tekrar orada oynamak isterim.

Teşekkürler Bora umarım ileride seni oynar şekilde Efes'de görürüz.

Bundan sonraki hedefim ise Mustafa Abi:)

Basketbola Dönme Zamanı

efes-pilsen-cska-moskova
Gerçekten sıkıldım bu olaylardan ve basketbola dönmemiz gerektiğini düşünüyorum artık. Öncelikle Efes Pilsen 7-8 Ekim saat 19:00'da Ayhan Şahenk'de CSKA ile hazırlık maçları yapacak. Maçlar ücretsiz ve televizyon yayını SKYTURK'ten yapılacak. Her ne kadar televizyon yayını olsa da gitmeli derim ben bu maçlara. Şahsen ben orada olacağım.

İkinci bir haberi başka bir forumda görmüştüm ama Aykut arkadaşımız da yazınca tamamen konfirme etmiş oldum. Daha önceki yazılarımdan birinde Profesör'ün yani Prkacin'in basketbolu bırakmayı düşündüğünu söylemiştim. Bu düşüncesini en azında bir senelik ertelemiş Prkacin ve KK Zagrep takımıyla 1 senelik sözleşme imzalamış.

Efes Cup ve Avrupa Şampiyonası'nda ayrı bir gözle izlemiştim onu ve gördüğüm hala işi bitmemiş. Bu yüzden bırakmama kararına sevindim açıkcası.

Geç de olsa Aykut arkadaşımızı bu vesileyle evliği için tebrik etmek isterim. Bir yastıkta kocasınlar efendim.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Hukuki Hata

Kerem-Gonlum-doping-Fenerbahce-Ulker
FB Kulübü Kerem Gönlüm'ün yaptığı yazılı açıklamaya sitesinden cevap vermiş. Kerem'in yazılı açıklaması burada. FB'nin açıklaması da burada.

FB açıklamasında çok vahim cümleler var. Birincisi son paragrafın başı, hiçbir şey ispat edilmemesine rağmen ortaya attığı iddiayı salt gerçekmiş gibi kabul etmiş FB kulübü ve bunu en büyük skandal diye belgelemiş kendince. Bu hukuken büyük bir hata ve bu konuda derhal dava açılmalıdır. İlgililerin mahkum edilmesi sağlanmalıdır. Olayın gerçek olup olmaması burada hiçbir şey değiştirmez. Çünkü ispatlayamadığın iddiaları gerçek kabul edip birini lekeleyemezsin. Halbuki aynı açıklamanın ortasında şüpheden bahsedilirken sonunda ise katı gerçek olarak vurgulanmış. Yani kendi kendini de yalanlamış FB kulübü.

İkinci hata verilecek ceza ile ilgili olan açıklama. FB kulübü burada kendini cezayı verecek kurumun yerine koymuş ve onun adına ne karar verileceğini açıklamıştır. Üstelik ellerinde hiçbir belge olmadan. Savunmaları falan da okumadan yargısız infaz yapmıştır. Demek ki onlar için savunma denen şey önemli değildir. Şimdi verilecek cezanın üzerinde baskı olduğunu iddia etmek hakkım olur benim de. Bunu da sadece bu beyanatın bu kısmını öne sürerek yapabilirim.

Tamam kınayabilirsin açıklamayı ama son iki paragrafta öne sürdüklerinin için cezanı çekmen gerekir.

3 Ekim 2009 Cumartesi

Efes Pilsenli Oyunculardan Dava

Efes-Pilsen-FB-Ulker-Kerem-Gonlum-Doping
Milliyet'ten Ümit Avcı'nın haberine göre Efes Pilsen'li oyuncular FB Ülker'li yöneticilere dava açacaklarmış. Haber şöyle:

Davacı: Kaya, Kasun, Kerem...


ÜMİT AVCI

Efesli oyuncular, Fenerbahçe’nin iddialarına tepki verdiler.

Efes Pilsenli oyuncular, kendilerini takım halinde doping yapmakla suçlayan Fenerbahçe Yönetimi’ne ve Kasun hakkında gizli kalması gereken bilgiyi verdiği için de Basketbol Federasyonu’na dava açmaya hazırlanıyor

Fenerbahçe Ülker ile Efes Pilsen kulüplerinin peş peşe yaptıkları sert açıklamalarla sürekli gündemde kalan doping olayında, yeni bir sayfa daha açılıyor.
Efes Pilsenli basketbolcuların, salı günü bir basın toplantısı düzenleyerek, Kerem Gönlüm olayının bilinçli ve organize bir hareket olduğunu belirtecekleri ve tüm takımın doping yaptığını iddia eden Fenerbahçe yönetimine karşı dava açmaya hazırlandıklarını açıklayacakları öğrenildi.

Federasyona öfke
Kasun’un idrar örneğindeki ‘cathine’ maddesinin sınırın altında tespit edildiği, yani doping sayılamayacağı, negatif çıkan bir raporun açıklanmasının kurallara aykırı olduğunu da savunan Efesli oyuncular, bu bilgiyi sarı-lacivertli yönetimine veren Türkiye Basketbol Federasyonu’na da dava açmayı planlıyor.
Şu anda Bandırma’da TÜBAD ile Banvit ortaklığıyla düzenlenen turnuvada bulunan lacivert-beyazlı ekipte, oyuncuların kendi aralarında yaptıkları toplantı sonunda bu kararı aldıkları ve pazartesi günü harekete geçmeyi düşündükleri öğrenilirken, coach Ergin Ataman’ın da oyuncuların yanında yer alarak, hem sarı-lacivertli yönetime, hem de federasyonu dava etmesi bekleniyor.

Linki de burada.

Ben de kendilerine delil olabilecek bir beyanat vereyim üstelik FB resmi sitesinden:

"Kurallar çok açıktır. Norandrosterone adlı madde erkeklerde 2 Nanogram/mililitre olması durumunda doping sayılır, bayanlarda ise bu yasal oran 5 Nanogram/mililitredir. Yani Sibel’in kanında bulunan 2 Nanogram/mililitre hiçbir şekilde doping olarak sayılmıyor. Biz gerekli belgelerle birlikte federasyona başvuracağız. Gizli kalması gereken belgelerin basına sızmasını hiçbir şeklide spor etiği açısından doğru bulmuyorum. Sibel, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sporcusudur, ne kulübümüz ne de sporcularımız bu tip etik dışı davranışlara karışmazlar. İkinci testler 9 Ekim tarihinde sonuçlanacaktır. Sibel’in veremeyeceği hiçbir hesap yoktur. Bu tarz asılsız iddialarla Türk Sporuna hizmet eden sporcuların uğraşlarına, emeklerine saygısızlık yapılıyor. Yıllarca onurlu bir şekilde sadece sporlarını yapan bu insanlar, bazı kişiler tarafından bir kaşık suda boğulmaya çalışılıyor"

Bunun yayınlandığı yer FB Resmi sitesi ve konuşan da FB yetkilisi. Yani kendi beyanatıyla kendini vurabilir FB.

İnanmayan tıklayıp görsün.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Efes Pilsen'den Açıklama

efes-pilsen-kerem-gonlum-doping
Bilindiği üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü tarafından, sporcumuz Kerem Gönlüm'ün test sonuçlarında "cathine" maddesine rastlanması ile ilgili olarak 29.09.2009 tarihinde bir basın toplantısı gerçekleştirilmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekirse, WADA Kod'a bağlı olarak hazırlanan Basketbolda Dopingle Mücadele Yönergesi Eki Cezai Yaptırımlar'ın "Belirtilmiş Maddeler" başlıklı 6. Maddesinde "Yasak listesinde piyasada sık bulunan ilaçların içinde bulundukları için ve doping amacıyla kullanılmadığı, dolayısıyla doping ihlalinin kasıtsız olarak gerçekleşebileceği Maddeleri özellikle belirtebilir." hükmü yer almaktadır. Anılan yönergenin dayanak yapıldığı WADA Kod'un Yasaklı Maddeler Listesi'nde söz konusu "cathine" maddesi "Belirtilmiş Maddeler" (Specified Substances) olarak S.6.a'da sayılarak; ancak ve ancak izin verilen eşiğin üstünde olması halinde yasaklı madde olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.

Özetle "cathine" maddesi "Belirtilmiş Maddeler"den olması nedeniyle izin verilen eşiğin üstünde rastlanması halinde doping olarak değerlendirilebilecek ve şartları mevcut olduğu takdirde müeyyide uygulanmasını gerektirecek bir maddedir.

Türkiye Basketbol Federasyonu'nun 28.09.2009 tarihli yazısında da, diğer oyuncumuz Mario Kasun'un test sonuçlarında WADA Kod'a göre izin verilen eşiğin altında "cathine" maddesine rastlandığı ve bu durumun "doping" sayılmayacağı açıkça yer almaktadır.

Tasvip edilmemesine rağmen, "doping" olayının zaman zaman her branştaki sporcuların başına gelebileceğini Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri de bilmektedir.

Tüm bu gerçeklere rağmen, diğer oyuncumuz Mario Kasun'da da söz konusu maddeye rastlandığını ve bu durumun bütün Efes Pilsen'li sporcuların "organize şekilde" doping yaptığına karine olduğunu iddia etmek ve doping yapmadıkları halde, "masumiyet ilkesi"ni yok sayarak kamu vicdanında Mario Kasun ve diğer bütün sporcularımızı yargısız infaza tabi tutmak; spor camiasında görev ve sorumluluk taşıyan yöneticilerden beklenen davranış biçimine uygun düşmemektedir.

Fenerbahçe Kulübü hukuki süreç devam ederken bir kez daha bu süreci ve karar mekanizmasını olumsuz etkilemeye çalışmakta ve yargısız infaz yapmaktadır.

Konuyla ilgili yetkili merciler bellidir. Fenerbahçeli yöneticiler kendilerini bu mercilerin üzerinde görmekte, durumdan vazife çıkararak bu mercileri baskı altına almaya çalışmakta ve hatta bazılarına talimatlar yağdırmaktadırlar.

Konuyla ilgili hukuki sürecin halen devam ettiğini ve Efes Pilsen gibi herkesin hukuki sürecin sonucunu beklemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak, Kulübümüzün de dopinge karşı her platformda etkin tedbirlerin alınmasına katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirtmek isteriz.

Saygılarımızla,

Efes Pilsen Spor Kulübü

29 Eylül 2009 Salı

Buyrun Hepsini Araştıralım

Kerem-Gonlum-doping-Efes-Pilsen-FB-UlkerDelil yok, birşey yok gene araştırılsın deniyor sadece. Tamam araştırılsın bence de ama bu araştırılırken, bu saate kadar hala neden ceza açıklanmamış mesela o da araştırılsın. FB'li yöneticiler ile Federasyon arasındaki görüşmelerde neler konuşuldu o da araştırılsın. Olay 2 ay önce neredeyse ortaya çıkmasına rağmen neden bugüne kadar beklendi ve bu iddialar hiç dile getirilmedi, neyin pazarlığı yapıldı bu da araştırılsın ki, gerçekten aydınlığa çıkalım o zaman.

Mirsad konusunda da bir araştırma yapalım mesela. Bogdan Tanjevic ile Mahmut Uslu'nun Mirsad'ı kovduğu ve seneye takımda yerin yok dediği. Bunun üzerine Mirsad'ın da Efes Pilsen'e gelerek sözleşme yapmak istediği ve sözleşme yapıldığı. Hatta ikinci maç sonrası FB Ülker soyunma odasında çıkan kavganın da nedeni açıklansın. Bunları duyan Aziz Yıldırım'ın apar topar idmana gelip Mirsad ile nasıl sözleşme imzaladığı da ortaya çıksın.

Ben eminim ki FB taraftarı bu kadar lafla bile yeterince dolmuştur ve ilk maçta gene olay çıkacak. Hayırlı olsun efendim. Madem birşeylerin üstü örtülmesin diyorsunuz o zaman herşeyi açık oynayın.

Tamam kupa alınsın FB Ülker'e verilsin ama kupayı alacak kişi de o kırmızılı abim olsun. En çok o hak etti çünkü. Sahi o abi ne oldu acaba bunu araştıran kimse var mı?